| Benim eldiven takmamın nedeni, geçen gün bir tanesine dokundum ve masamın üzerinde uyuyakaldım. 20 dakika uyumuşum. | Open Subtitles | سبب ارتدائي للقفازات هو أني لمسته دون قصد أول أمس و سقطت و اصطدمت رأسي بالمكتب |
| Ben eldiven yapıp satardım. | Open Subtitles | لا اعرف لماذا مثل هذه الامور تحصل انا مجرد صانع وبائع للقفازات |
| Şimdi şehrin diğer tarafında eski eldiven fabrikasının orada yaşıyor. | Open Subtitles | هو الأن يعيش في المصنع القديم للقفازات عندالجانبالآخرمنالمدينة. |
| Bundy mahallindeki eldivene çok benziyordu. | Open Subtitles | كان يبدو مشابها للقفازات "التي بمقرّ "بوندي. |
| Bundy mahallindeki eldivene çok benziyordu. | Open Subtitles | كان يبدو مشابها للقفازات "التي بمقرّ "بوندي. |
| Et kütlesini besleme girişimin şu tuhaf eldiven kullanımın yüzünden bir kez daha yavaşlıyor. | Open Subtitles | مرةً أخرى , محاولتك لتغذية قطرة اللحم تفشل بسبب استعمالك المُضحك للقفازات |
| eldiven için elli ve aylık kira bedeli için de ikiyüz. | Open Subtitles | خمسون للقفازات ومئتان لأول وأخر شهر للإيجار. |
| Yeni rejime bağlılık, ipek eldiven giymekle sağlanamaz. | Open Subtitles | الولاء للنظام الجديد لن تثبته بإرتدائك للقفازات الحريرية |
| eldiven giysem bile eşyalarına dokunurken garip hissediyorum. | Open Subtitles | أشعر بالغرابة للمس أغراضه بالرغم من إرتدائي للقفازات |
| Tamam, her şeyden önce eldiven takıyorum. | Open Subtitles | حسناً, أولاً وقبلَ كلِ شئٍ يا والدتي فأنا مرتدياً للقفازات |