| Bu sandığın üstündeki Kilide ne oldu, bir fikrin var mı? | Open Subtitles | ألديك أى فكرة عن ما حدث للقفل بذلك الصندوق؟ |
| Kilide ulaşamıyorum. Parmaklıkları keseyim mi? | Open Subtitles | ،لا أستطيع الوصول للقفل هل أقطع القضبان؟ |
| Ya menteşeleri gevşetir kapıya tekme atarak çıkardı ya da Kilide içeriden erişerek kurcalardı. | Open Subtitles | إنه أحد الأمرين إما أنه قامر في أمر المفصلة حتى يمكنه ركل الباب و الخروج أو أنه كان يستطيع الوصول للقفل من الداخل |
| Ve kilidin şifresi yalnızca kanıtlardan sorumlu memurda bulunur. | Open Subtitles | بالإضافة إلى الأقراص الصلبة والعريف المسؤول عن الأدلة لديه الرقم السري للقفل |
| Ve kilidin tek anahtarı da, akla gelebilecek en güvenli yerde olacak. | Open Subtitles | , والمفتاح الوحيد للقفل في أكثر الأماكن أمنً يمكن تصورها |
| Umarım bu şekilde kilit devresine kısa devre yaptırabilirim. | Open Subtitles | على أمل أنْ يكون كافياً لمعادلة الجهد على طرفَيّ الدارة الإلكترونيّة للقفل. |
| - Tutsağı hava kilidine götürün. - Emredersiniz. | Open Subtitles | أعيدوا السجين للقفل الهوائي الآن - أجل سيدتي - |
| Burası icracının elini sokup ... hileli asma Kilide eriştiği yer. | Open Subtitles | - نعم - هذه الفتحة يخرج منها الساحر يده ليصل للقفل المزيف |
| Kilide ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حصل للقفل ؟ |
| - Kilide odaklan sen. | Open Subtitles | ـ فلتنتبه للقفل فقط |
| Eminim kilidin anahtarını da saklamıştır. | Open Subtitles | أراهن أنه كان يحتفظ بمفتاح للقفل |
| Elinde asma kilidin anahtarı vardı. | Open Subtitles | كان لديه مفتاح للقفل |
| Ufak olan anahtar üstteki kilit için diğeri de alttaki için. | Open Subtitles | المفتاح الصغير للقفل بالأعلى و هذا للموجودِ بالأسفل |
| Ama anahtarı olmayan kilit, kilit değildir. | Open Subtitles | لكن لا قيمة للقفل بدون مفتاح. |
| Diğer kilit için. | Open Subtitles | للقفل الآخر. |
| Bu kapının kilidine ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حصل للقفل |