| muhtaçlar için kullanmakta daha çok yararlı olacaklar. | Open Subtitles | ستكون اكثر فائدة للمحتاجين |
| Zaten muhtaçlar için hazırlandı. | Open Subtitles | إنها للمحتاجين علي أية حال |
| Gönüllü olacağım. Yardıma muhtaçlar için şarkı söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأتبرع وأغني للمحتاجين |
| Para, ihtiyacı olanlara karşı hayırlı bir şey yapma hissi. | Open Subtitles | مال , من أجل اعطاءه للجمعيات الخيرية لتعطيها للمحتاجين |
| İhtiyacı olanlara kendini gösterir ve sadece bunu yapmayı uygun gördüklerine. | Open Subtitles | إنه يظهر للمحتاجين, ولكن ليس إلا حين يجد ذلك مناسباً. |
| Bunlar, ihtiyacı olanlara her şeyi veren kimseler değildir. | Open Subtitles | ليس الذين أعطوا كلما عنده للمحتاجين |
| Ve ihtiyacı olanlara versek de o hala kirli. | Open Subtitles | و ستبقى قذرة حتى لو... تصدقنا بها للمحتاجين |
| Belki ihtiyacı olanlara, yoksullara yapılacak yardımı arttırabilirsin. | Open Subtitles | .... حسناً أستنتج منهذا أنكِ ستتبرعين بالكثير للمحتاجين و المتشردين |
| Godfrey Enstitüsünde kendimizi insanların yaşamlarını daha iyi yapmaya ve ihtiyacı olanlara daha etkili terapiler bulmaya adadık. | Open Subtitles | "في مؤسسة "غودفري"، نحن ملزمون بتوفيرحياةأفضلللناس" " بخلقِ حلول علاجيّة أكثر فاعليّة للمحتاجين " |
| Hercules ihtiyacı olanlara yardım etmesiyle bilinir. | Open Subtitles | كما هو معروف يقدم المساعدة للمحتاجين |
| Namaz, oruç, ihtiyacı olanlara yardım. | Open Subtitles | الصلاة، الصيام، التصدق للمحتاجين. |
| İhtiyacı olanlara biraz erzak götürdüm. | Open Subtitles | -كنتُ أوصّل بعض المؤن للمحتاجين . |
| Amanda Clarke'ın şerefine toplana her bir kuruş ihtiyacı olanlara dağıtılırken ne yardımseverler ne de A.C.F.'in gelecekteki haznedarları gerçek amacının farkında bile olmayacak. | Open Subtitles | في الوقت الذي نجمع فيه كل مليم (علي شرف (اماندا كلارك سيتم توزيعها للمحتاجين .... |