"للمساومة" - Translation from Arabic to Turkish

    • Pazarlık için
        
    • Pazarlık etmeye
        
    • taviz
        
    • Pazarlık yapacak
        
    İstihbaratımı nereden aldığımı hiçbir zaman bilmezler ama bir şeyler bilirsem Pazarlık için çok daha iyi bir konumda olurum. Open Subtitles انهم لن يعلموا من اين اتيت بالمعلومات ولكنى لو عرفت شيئا سأكون فى موضع افضل للمساومة هناك
    Onu Pazarlık için kullanabileceğini düşündün. Open Subtitles لقد إعتقدتي أن بإمكانكِ إستخدامها للمساومة.
    Sanırım Pazarlık için geldin. Open Subtitles أنت جئت للمساومة , أفترض
    O zaman Ray-Ray ile para karşılığında Pazarlık etmeye elimizde hiçbir şey olmaz. Open Subtitles فلن تكون لدينا شيء للمساومة مع راي راي للحصول على المال.
    - Pazarlık etmeye gelmedim. Open Subtitles أنا لست هنا للمساومة معك
    "Benim adalet anlayışım söz konusu olduğunda..." "...taviz vermek zorunda değilim." Open Subtitles "عندما يتعلّق الأمر بعدالتي، لا أضطرّ للمساومة"
    Gördüğüm kadarıyla Pazarlık yapacak durumun yok. Open Subtitles حسنا، من حيث أقف. أنت لا تملك الكثير للمساومة معى.
    Bu Pazarlık için bir tezgah. Open Subtitles هده اداة للمساومة
    Pazarlık için zamanım yok. Open Subtitles لا أملك الوقت للمساومة
    Pazarlık için zamanım yok. Open Subtitles لا أملك الوقت للمساومة
    Pazarlık için vaktimiz tok. Arkadaş ve aile fiyatından 120 gram kadar istiyoruz. Open Subtitles لا يوجد للمساومة ربع باوند
    Dormammu! Pazarlık etmeye geldim. Open Subtitles (دورمامو)، جئت للمساومة.
    Dormammu! Pazarlık etmeye geldim. Open Subtitles (دورمامو)، جئت للمساومة.
    Bir konuda ona taviz verdim. Open Subtitles لقد ضبطني في وضعية قابلة للمساومة
    Pazarlık yapacak değilim. Open Subtitles لا يوجد مجال للمساومة هنا

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more