Bir çalışma, kişilerin Müslümanlar hakkında olumsuz haberlere maruz kaldığında Müslüman ülkelere yapılan saldırılara ve Amerikalı Müslümanların haklarını kısıtlayan yasalara karşı daha kabullenici olduklarını gösteriyor. | TED | أوضحت دراسة أن بتعرض العينة لقصص الأخبار السلبية عن المسلمين، أصبحوا أكثر تقبلاً للهجمات العسكرية على البلدان المسلمة وأيضًا للسياسات التي تنتقص من حقوق المسلمين الأمريكيين. |
Kimyasal saldırılara karşı deriye uygulanan panzehirleri yaymayı sağlayan bir prototip. | Open Subtitles | نموذج أولي لنشر المضادّات الموضعية للهجمات الكيمياوية |
Elektrik dağıtım şebekelerimiz, silah sistemlerimiz ve nükleer reaktörlerimiz hepsi de siber saldırılara dayanıksızdı. | Open Subtitles | و شبكات الطاقة و أنظمة الأسلحة و المفاعلات النووية جميعها كانت عرضة للهجمات الإلكترونية |
Karşı saldırılara karşı açık duruyorsun. | Open Subtitles | تسرُّعك يجعلك عرضة للهجمات العكسية. |
Ülkenize yapılan saldırıları düzenlediğini düşünüyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أنه كان يساعد فى التدبير للهجمات على بلادكم |
O saatlerde saldırılara karşı savunmasızdı. | Open Subtitles | "في تلك الساعات كان عرضة للهجمات" |
Bu aslan başı, Heracles'in katlettiği ve altından yapıldığı için saldırılara dayanıklı bir kürkü olan pençeleri beşer kılıcından keskin, zırhı bile parçalayabilecek kadar güçlü olan Nemean aslanının başı oluyor. | Open Subtitles | كان رأس الأسد هذا هو (نيمين) الذي ذبحه (هيراكليس) الذي كان فرائه منيعاً للهجمات إذ كان مصنوعاً من الذهب وكانت مخالبه أكثر حدة من قطع السيوف ويمكن أن تخترق الدروع |
Ülkenize yapılan saldırıları düzenlediğini düşünüyoruz. | Open Subtitles | لقد كان يساعد فى التدبير للهجمات على بلادكم |
Doğrudan Salazar'a bağlı ve DEA'ya yapılan saldırıları organize eden kişi. | Open Subtitles | سالازار، و كان هو المنسق للهجمات على المكافحة. لو تمكنا من القبض على دياز، |
Görünüşe göre, Fayed'e talimat veriyormuş. saldırıları koordine etmesine yardım ediyormuş. | Open Subtitles | يبدو أنه كان يساعد (فايد) فى التحضير للهجمات |