"للوجود" - Translation from Arabic to Turkish

    • varoluş
        
    • Varoluşun
        
    • varoluşa
        
    • varlığının
        
    • varlık
        
    Böylece bizler eşsiz varoluş amacımızda mahrum kalacağız. Open Subtitles فسنفقد جميعاً السبب البشري الفريد للوجود
    Dünyada kalıyor. Sürekli varoluş denilen bu işte. Open Subtitles تعيش على الأرض إنها بقية للوجود
    Biz gelecek nesilleri göz önüne alsaydık kendimize boyut atlatarak, Varoluşun içine asla giremeyecektik. o halde bu rakam astronomik olur. TED إذا أخذنا في الاعتبار الأجيال القادمة التي لن تأتي للوجود لو فجّرنا أنفسنا، عندها سيتحوّل الرقم إلى رقمٍ فلكيّ.
    Varoluşun korkunç gerçeklerini kendi dışında tutamıyordu. Open Subtitles فشل بأنه عميت عليه الحقائق الفضيعة للوجود
    anlık olana evet demek.... tüm bir varoluşa evet demektir. Open Subtitles أنتقولنعمللحظةواحدة... هو أن تقول نعم للوجود كله
    Heloise insanın varlığının nedenini öğrenmek isteyen zeki bir öğrenciydi. Open Subtitles هيلويز " تلميذة ذكية جداً " وتريد إجابةً للوجود البشري
    Toplu tasarım fikri ve insan ve topluluk arasındaki yeni denge ile bağlantılı olan başka bir fikir de "maksimum varlık" fikri. TED مرتبطة بفكرة التصميم الجماعي و التوازن بين الأنشطة الفردية و المشتركة هي فكرة الحد الأقصى للوجود
    Ancak, varoluş için tamamen farklı ihtimaller barındıran, hayatın farklı görünümleri ile ne demek istiyorum? TED ولكن ما أقصده بقولي :(رؤيات مختلفة للحياة ) صنع فرص متفاوتة تماماً للوجود
    Değersiz bir varoluş biçimi. Open Subtitles إنه وسيلة تافهة للوجود
    Bu tamamen farklı bir varoluş seviyesi. Open Subtitles هذة خطة مختلفة تماماً للوجود.
    Bu başka bir varoluş boyutu. Open Subtitles هذا مكان آخر للوجود
    İki insanın Varoluşun derin acısını paylaştığı nadir anlar vardır. Open Subtitles تكون هناك لحظات يتقاسم فيها شخصان الحزن العميق للوجود
    Bu, Varoluşun anlamsız olduğunu anlatmaz. Open Subtitles بالطبع لكنّ هذا لا يعني أن لا غايةَ للوجود
    Varoluşun en büyük gizemi bilimin çözebileceğinden de büyük görünen bir problem. Open Subtitles إنه أعظم لغز للوجود هي مشكلة تبدو أكبر من أن يجد العلم لها حلاً
    Dünya daha iyi bir Varoluşun bir an önce ortaya çıkması gerektiğini bizlere söylüyor. TED ‫تخبرنا أنه‬ ‫يجب أن تظهر طريقة أفضل للوجود ، وبسرعة.‬ ‫في تجربتي ، أن يكون لديك عيون مفتوحة‬ ‫على مصراعيها هو عقد قلب مكسور كل يوم.‬
    çünkü varoluşa ihtiyacı vardır anlamına gelir. Open Subtitles بسبب الحاجة للوجود
    Muhtemelen içinde bulunduğumuz bin yılda, insan varlığının... Open Subtitles لعلّه السؤال المحوري للوجود الإنساني
    Diğer hayvanların aksine, insan... kendi varlığının farkında. Open Subtitles الرجل على عكس الحيوانات... مدرك للوجود
    Yüksek varlık alanında yaşamayı seçip seçmemen benimle veya benim sana söyleyebileceğim bir şeyle alakalı değil. Open Subtitles أنظر، سواء أخترت القُبُول بالحياه فى مكانه أعلى للوجود ليس له علاقه بى أَو بأيّ شئِ يُمْكِنُنى أَو لا يمكننى إخْبارك به

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more