Böylece bizler eşsiz varoluş amacımızda mahrum kalacağız. | Open Subtitles | فسنفقد جميعاً السبب البشري الفريد للوجود |
Dünyada kalıyor. Sürekli varoluş denilen bu işte. | Open Subtitles | تعيش على الأرض إنها بقية للوجود |
Biz gelecek nesilleri göz önüne alsaydık kendimize boyut atlatarak, Varoluşun içine asla giremeyecektik. o halde bu rakam astronomik olur. | TED | إذا أخذنا في الاعتبار الأجيال القادمة التي لن تأتي للوجود لو فجّرنا أنفسنا، عندها سيتحوّل الرقم إلى رقمٍ فلكيّ. |
Varoluşun korkunç gerçeklerini kendi dışında tutamıyordu. | Open Subtitles | فشل بأنه عميت عليه الحقائق الفضيعة للوجود |
anlık olana evet demek.... tüm bir varoluşa evet demektir. | Open Subtitles | أنتقولنعمللحظةواحدة... هو أن تقول نعم للوجود كله |
Heloise insanın varlığının nedenini öğrenmek isteyen zeki bir öğrenciydi. | Open Subtitles | هيلويز " تلميذة ذكية جداً " وتريد إجابةً للوجود البشري |
Toplu tasarım fikri ve insan ve topluluk arasındaki yeni denge ile bağlantılı olan başka bir fikir de "maksimum varlık" fikri. | TED | مرتبطة بفكرة التصميم الجماعي و التوازن بين الأنشطة الفردية و المشتركة هي فكرة الحد الأقصى للوجود |
Ancak, varoluş için tamamen farklı ihtimaller barındıran, hayatın farklı görünümleri ile ne demek istiyorum? | TED | ولكن ما أقصده بقولي :(رؤيات مختلفة للحياة ) صنع فرص متفاوتة تماماً للوجود.؟ |
Değersiz bir varoluş biçimi. | Open Subtitles | إنه وسيلة تافهة للوجود |
Bu tamamen farklı bir varoluş seviyesi. | Open Subtitles | هذة خطة مختلفة تماماً للوجود. |
Bu başka bir varoluş boyutu. | Open Subtitles | هذا مكان آخر للوجود |
İki insanın Varoluşun derin acısını paylaştığı nadir anlar vardır. | Open Subtitles | تكون هناك لحظات يتقاسم فيها شخصان الحزن العميق للوجود |
Bu, Varoluşun anlamsız olduğunu anlatmaz. | Open Subtitles | بالطبع لكنّ هذا لا يعني أن لا غايةَ للوجود |
Varoluşun en büyük gizemi bilimin çözebileceğinden de büyük görünen bir problem. | Open Subtitles | إنه أعظم لغز للوجود هي مشكلة تبدو أكبر من أن يجد العلم لها حلاً |
Dünya daha iyi bir Varoluşun bir an önce ortaya çıkması gerektiğini bizlere söylüyor. | TED | تخبرنا أنه يجب أن تظهر طريقة أفضل للوجود ، وبسرعة. في تجربتي ، أن يكون لديك عيون مفتوحة على مصراعيها هو عقد قلب مكسور كل يوم. |
çünkü varoluşa ihtiyacı vardır anlamına gelir. | Open Subtitles | بسبب الحاجة للوجود |
Muhtemelen içinde bulunduğumuz bin yılda, insan varlığının... | Open Subtitles | لعلّه السؤال المحوري للوجود الإنساني |
Diğer hayvanların aksine, insan... kendi varlığının farkında. | Open Subtitles | الرجل على عكس الحيوانات... مدرك للوجود |
Yüksek varlık alanında yaşamayı seçip seçmemen benimle veya benim sana söyleyebileceğim bir şeyle alakalı değil. | Open Subtitles | أنظر، سواء أخترت القُبُول بالحياه فى مكانه أعلى للوجود ليس له علاقه بى أَو بأيّ شئِ يُمْكِنُنى أَو لا يمكننى إخْبارك به |