| Devlet işleri, Baş Vezir denen bir Başbakan tarafından yürütülüyordu. | Open Subtitles | كان يتحكّم في شؤون الدولة رئيسٌ للوزراء يسمّى الصدر الأعظم |
| Kral Vittorio Emmanuele, Benito Mussolini hazretlerinin hükümetin başı, Başbakan ve devlet sekreteri olarak görevinden istifasını kabul etti. | Open Subtitles | الملك فيتوريو ايمانويل قبل استقالة بونتو موسيليني كرئيس للحكومة رئيس للوزراء ووزير للخارجية |
| Majesteleri hükümet başı Başbakan ve devlet sekreteri olarak ...Mareşal Pietro Badoglio hazretlerini atadı. | Open Subtitles | وعين بدلا عنه كرئيس للحكومة رئيس للوزراء ووزير للخارجية سعادة المارشال بيترو بودغليلو |
| O günden beridir, Tanrı'nın bana verdiği her anı değerlendirip Başbakan olmak için çalıştım. | Open Subtitles | ومنذ ذلك اليوم, وأنا أشتغل جاهداً حتى أُصبح رئيساً للوزراء |
| Orada Hindistan'ın saygıdeğer cumhurbaşkanıyla bu ülkenin başbakanı olarak yemin edeceğim. | Open Subtitles | حيث سأكون اليمين الدستورية من قبل الرئيس الشرفاء من الهند .. .. رئيسا للوزراء هذا البلد. |
| Sovyetler, Andras Hegedus'un Başbakan olarak kalmasına müsaade ettiler. | Open Subtitles | سمح السوفيت ببقاء أندراش هيجودوش رئيسًا للوزراء |
| Size Başbakan olarak tavsiyem ulusa ve dünyaya Macaristan'ın Sovyetler Birliği ile saldırıları nedeniyle savaşta olduğunu belirtmeniz. | Open Subtitles | أنصحك بصفتك رئيسًا للوزراء أن تعلن للأمة وللعالم أنّ هنغاريا في حرب مع الإتحاد السوفيتي جراّء العدوان السوفيتي |
| Bir kral veya Başbakan falan olmadıkça tabii ki. | Open Subtitles | إلا إذا كان ملكاً، أو رئيساً للوزراء أو شيئاً كهذا. |
| Trevelyan Başbakan olabilirdi. | Open Subtitles | كان ترافيليان على وشك ان يكون رئيسا للوزراء |
| Bay Canning Başbakan olduğundan beri oraya davet edilmemiştim! Deborah oraya gitmemi onaylamazdı! | Open Subtitles | لأنه لم تتم دعوتي منذ كان السيد كانينغ رئيساً للوزراء ديبرا ستمقت ذهابي هنالك |
| Neden Şemseddin Atka Han Başbakan olarak atandı ? Neden ben değil! | Open Subtitles | أريد أن أعرف لم لم ينتخبني رئيساً للوزراء ؟ |
| Muaazzam bir kariyere sahip olabilirdin. bir Başbakan olarak. | Open Subtitles | كان من الممكن أن تحضى بمهمةٍ طويلة وناجحة كرئيساً للوزراء |
| Küçük bir adamdı ama çok çalıştı ve Başbakan oldu. | Open Subtitles | كان صغيراً لكن قام بعمل عظيم وأصبح رئيساً للوزراء |
| Ben hem Başbakan hem de Savunma Bakanı olacağım. | Open Subtitles | سأكون الاثنان معاً رئيس للوزراء ورئيس الدفاع |
| Hiç de bile. Bu Başbakan olmanın nasıl olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | بالعكس، هذا يظهر كيف هو أن تكون رئيساً للوزراء. |
| İmparator onayladığında sadece Başbakan olarak görev yapacağım. | Open Subtitles | عندما يصدق الامبراطور أنا أَعمل كرئيس للوزراء فقط |
| Ama muhakkak ülkenin çoğu onu destekliyor olmalı, yoksa Başbakan olamazdı. | Open Subtitles | لكن لا شك أن غالبية البلاد تدعمه وإلا فإنه لن يكون رئيساً للوزراء |
| Başbakan olabileceğini düşünsün diye cesaretlendirmiyorum. | Open Subtitles | لا أشجعها على التفكير في أن تصبح رئيسة للوزراء |
| Ölü birini Başbakan olarak seçemezsin değil mi? | Open Subtitles | لا يمكنك تثبيت جثة كرئيساً للوزراء أليس كذلك؟ |
| Pekala, Eva. Norveç'in ilk kadın başbakanı kimdi? | Open Subtitles | حسناً, إيفا من كانت أول رئيسة للوزراء في النرويج ؟ |
| - Norveç'in ilk kadın başbakanı kimdi? | Open Subtitles | -من كانت أول رئيسة للوزراء في النرويج ؟ |