| Bu akşamüstü ajansa gidip yeni bir dadı kiralamam gerekiyor ama onu da Dadı Whetstone ve diğerleri gibi kaçırmayacaksınız. | Open Subtitles | سأذهب للوكالة بعد الظهر و سأوظف مربية جديدة. و أنتم لن تجعلوها ترحل كما فعلتم مع مربية ويتستون ومن سبقها. |
| Bay Brown ajansa gitti. Çocuklara bizim bakabileceğimizi söyledim. | Open Subtitles | السيد براونز ذهب للوكالة قلت أن الأطفال سيكونون بخير معنا. |
| teşkilat'a dönmeyi düşünmesi için bile onu ikna edemiyordum. | Open Subtitles | أعني ، أنني من الممكن أن أقنعه بالعودة للوكالة |
| Yakıldığından beri ilk kez resmi bir CIA ekibinin sorumluluğunu üstleneceksin. | Open Subtitles | أنتَ مسؤولٌ عن فريق رسميّ للوكالة للمرةِ الأولى مذ أن حُرِقْتَ. |
| Sonuçta, yeni bir çocuğun var ve en güzel yıllarını teşkilata verdin. | Open Subtitles | أنا أعني، عندك طفل جديد و أعطيت الكثير من السنوات الجيدة للوكالة |
| Pete ajans için benden daha değerliymiş. | Open Subtitles | قيمته وأهميته للوكالة أكبر من قيمتي وأهميتي |
| Baya büyük bir ücrete ne dersin, hani ajansın bilmesine gerek yok? | Open Subtitles | بقشيش اضافي كبير ليس للوكالة أن تعرف بشأنه |
| Bizim reklam ajansına iş sağlayan biri. | Open Subtitles | و هو زبون للوكالة حيث اعمل |
| Ve bunun avantajlarından yararlanacak bir vizyon sizde yoksa, galiba yanlış ajansa geldim demektir. | Open Subtitles | و إن لم تكن لديك الرؤية الكافية للاستفادة منه فربما أتيت للوكالة الخطأ |
| Yarın ajansa gel de seni bütün takımla tanıştırayım. | Open Subtitles | إذًا فستأتي للوكالة في الغد وسأقوم بتقديمك للفريق بأكمله، حسنًا؟ |
| ajansa olan yeminizi... birbirimize olandan üstün tuttuk. | Open Subtitles | لقد أخذنا عهوداً على أنفسنا للوكالة بقدر أهم من عهودنا اتجاه بعضنا البعض |
| Bana negatiflerin ajansa ait olduğu ve onların senin laboratuarında işlenmesi gerektiği söylendi. | Open Subtitles | تم إخباري أن صوري الأصلية تنتمي للوكالة ولذا التحميض يجب أن يتم في معملك. |
| Evet, bir teşkilat resmen ağzını kapalı tutamayınca kimse bize bir şey anlatmak istemiyor haliyle. | Open Subtitles | أجل للوكالة التي لا تبقي فمها مغلقاَ باستمرار لا يبدوا أحداَ يريد أن يخبرنا بأي شيء |
| Son 6 ay bu teşkilat için pek parlak geçmedi. | Open Subtitles | حسنًا، الـ6 شهور الآخيرة مرت بالكاد للوكالة |
| Kendi hayatını tehlikeye atarak bu teşkilat ve bu ulus için çok önemli şeyler yaptığını. | Open Subtitles | بأنك قُمتى بشئ مهم للوكالة والأمة كلها مع مخاطرة شخصية كبيرة |
| Bu civarda bulunan iki CIA ajanı az önce işi bıraktı. | Open Subtitles | العملاء الوحيدين للوكالة على بعد 100ميل استقالوا للتو |
| Eğer yakalanırsan CIA hiçbir yere başvurmayacak. | Open Subtitles | إن تم القبض عليك فلن يحق للوكالة طلب لجوء |
| CIA'ye teslim olmaya hazır mısın? | Open Subtitles | هل أنت على استعداد لتحويل نفسك للوكالة ؟ |
| Bu teşkilata olan bağlılığını operasyonlarımıza çok daha büyük zararlar verebilecek birini ortadan kaldırarak daha şimdiden gösterdi. | Open Subtitles | إنها بالفعل أظهرت إلتزامها للوكالة بتخلصها من شخص قام بالفعل بالكثير من الدمار |
| Joan ve sen teşkilata hayatlarınızı verdiniz ve şimdi onlar böyle davranıyorlar. | Open Subtitles | أنت و جون قدمتم حياتكم للوكالة وهكذا تم التعامل معكم |
| teşkilata yeni bir direktör atadığınızda sizin çıkarlarınızı koruyacak birine ihtiyacınız olacak. | Open Subtitles | عندما تُعين مديرا جديدا للوكالة ستكون بحاجة إلى شخص يعمل لصالحك |
| ajans için çalışıyormuş numarası yapan Ruslar etrafta dolanıyor. | Open Subtitles | يتظاهرون عملهم للوكالة ماذا حل بالعالم ؟ |
| Bu ajans için önemli bir duyuru ve senin ilgilenmeni istiyorum. | Open Subtitles | هذا إعلان مهم للوكالة وأود أن تكونِ بجانبي |
| Allah, allah! Ben artık ajansın... | Open Subtitles | يا إلهي لقد ذهبت للوكالة. |
| ajansına. | Open Subtitles | للوكالة |