| Aslında sorun değil, bilirsiniz, ben... gerçekten bu tamamen karşılıksız sevgi olayına alışamadım. | Open Subtitles | لابأس, أتعلمون, لست ممّن يهتمّون لمسألة الحبّ المتبادل. |
| 'Birlik' olayına dönersek, ...bir yerde takıldım. | Open Subtitles | أمّا بالنسبة لمسألة "الوحدة" فأنا أعاني نوعاً ما |
| Yeniden süper tavuk asker olayına döndüğümüzü söyleme bana. | Open Subtitles | لا تقل بأننا عدنا لمسألة ! الجندي الدجاجة الخارق مجدداً |
| Güney Kore'ye dönme konusuna gelince, sana biraz daha zaman veriyorum. | Open Subtitles | أما بالنسبة لمسألة العودة إلى كوريا الجنوبية دعينا نفكر في الأمر لوقت أطول |
| Şimdi neden maaş konusuna dönmüyoruz? | Open Subtitles | و الآن لما لا نعود لمسألة راتبك؟ |
| Özel bir mesele için garsonuna numarasını vermiş olması gerekiyordu. | Open Subtitles | كان يريد أن يعطي رقم هاتفه للنادل الذي خدمه لمسألة شخصية |
| Ayrı bir mesele için mi buradasınız yoksa her zamanki anlaşmamız için mi? | Open Subtitles | هل أنتِ هُنا لمسألة مُنفصلة أم للأمر الإعتيادي ؟ |
| - Şu seks olayına dönebilir miyiz? - Konuştuklarımızın hepsi seksle ilgili. | Open Subtitles | -أيمكننا العودة لمسألة الجنس؟ |
| Gizli tüneller konusuna sonra değiniriz. | Open Subtitles | وسنعود فيما بعد لمسألة الممرات السرية |
| Sayın Başkan, tahkikat konusuna gelelim. | Open Subtitles | الآن سيدي الرئيس، لننتقل لمسألة التحقق |
| 1 saatlik ödeme yaptım. Daha iş konusuna gelmedik bile. | Open Subtitles | دفعت لساعة ولمْ نصل حتّى لمسألة العمل |
| Beni nasıl öldüreceğin konusuna dönelim! | Open Subtitles | دعينا نعد لمسألة محاولتكِ قتلي! |
| Aslında, kişisel mesele için geldim | Open Subtitles | في الحقيقه، أتيت لمسألة شخصيه |