| - Met'teki tarihi kıyafetler sergisine fazladan biletim var. | Open Subtitles | لأن بحوزتي تذكرة إضافية لمعرض الملابس التاريخية في متحف الفنون |
| Benim de Van Gogh sergisine biletim var. Bir yıldır bunu bekliyordum. | Open Subtitles | لدي تذاكر لمعرض فان جوخ انتظرت سنة من اجله |
| Bence büyük ihtimal iş fuarına geliyordu ama önündeki sırayı görünce kafayı sıyırdı. | Open Subtitles | أُراهن، أنّه كان غالباً قادم لمعرض الوظائف رأى الصف الطويل أمامه، فأصابه الجنون |
| Böylece bu sistemi Kasım 1990 da Paris yakınlarındaki Versailles de düzenlenen bir ticaret fuarına götürdüm. | TED | لذلك حملت هذا النظام لمعرض تجارة في فرساي قرب باريس في أواخر نوفمبر 1990. |
| Sanat galerisine gidip, bir de kitap okudun. | Open Subtitles | حسنا، أنت ذهبت لمعرض فني وقرأت كتاب. |
| Buna ilkokuldayken başladım ve kendimi bilim Fuarı için hazır hissediyordum. | Open Subtitles | بدا ذلك عندما كنت في المرحله الابتدائيه وكنت استعد لمعرض العلوم. |
| Ve yaptığım iki şey var: Bir galeriye gittiğimde, her şeyden önce, oldukça hızlı hareket eder, her şeye bakarım ve bir şekilde beni yavaşlatanları kafamda işaretlerim. | TED | وهناك شيئان أقوم بفعلهما عندما أذهب لمعرض أول شيء أقوم بفعله هو المشي بسرعة والنظر إلى كل شي وأقوم بتحديد الأشياء التي تدعوني للتمهل لسبب أو لآخر |
| Öyle olsaydı Metropolitan müzesindeki Silah ve Zırhlar sergisine bilet almazdım. | Open Subtitles | لو كانت هنا, لما اشتريت تذاكر لمعرض الأسلحة والدروع اليوم في متحف المتروبوليتان |
| Beni resim sergisine davet etti. | Open Subtitles | بالواقع ، فقد دعاني لمعرض الفن الخاص به |
| Ev arkadaşımla sanat sergisine gideceğim. | Open Subtitles | أنا ذاهبة لمعرض فني مع رفيقتي في السكن |
| Dans kursuna, botanik bahçesine ya da resim sergisine gidebilirdik. | Open Subtitles | كان بإمكاننا الذهاب لدروس الرقص، للمشتل، لمعرض الفن! |
| Bu hafta sonu Jersey'deki aşçılık fuarına gidiyorum. | Open Subtitles | سأذهب لمعرض الطبخ في جيرسي في عطلة الاسبوع |
| Michael odanda yiyecek bırakma. Evin bilim fuarına dönmesini istemem. | Open Subtitles | لا تدع اي طعام في حجرتك لن اتي للمنزل لمعرض علمي |
| Anne, video oyunları fuarına gideceğimizi söylemiştin! | Open Subtitles | لا أمي لقد قلتِ أننا سنذهب اليوم لمعرض اكسبو لالعب الفيديو |
| "En azından bir STD fuarına git." | Open Subtitles | الا اذا ذهبت لمعرض الأمراض المنتقلة جنسياً |
| Hiç olmayan Venezuela'lı resimleri görmek için sanat galerisine gidiyorsun, ama benimle maça gelmiyorsun. | Open Subtitles | ستذهبين لمعرض لوحات فنزويلية غير موجودة |
| Ne sinemaya gelirdi, ne resim galerisine. Yemeğe bile götüremezdik adamı. | Open Subtitles | للسينما أو لمعرض الفنون أو حتى لعشاء |
| Sekizinci sınıf bilim Fuarı projesi olarak başlayan şey artık benim fotokatalitik bileşiklerden oluşan kendi su arıtma sistemim oldu. | TED | ما بدأته كمشروع لمعرض العلوم في الصف الثامن هو الآن مركب التحفيز الضوئي لتنقية المياه. |
| galeriye değil, sokağa. | Open Subtitles | ليس لمعرض الفن، بل إلى الشارع. |
| Büyük çapta bir yıl sonu sergisi hazırlıyorum. | Open Subtitles | أنا أُجَهّز لمعرض خاص لنهاية العام على نطاق واسع |
| Nereye gidiyorsun? Sanat Galerisi açılışına gitmemeye karar verdik. | Open Subtitles | لمعرض الفنون الذي قررنا عدم الذهاب اليه |
| İsminin bu hafta sonu düzenlenen okul festivalinin gönüllü listesinde olmadığını fark ettim. | Open Subtitles | لقد لاحظت أن اسمكِ ليس في قائمة المتطوعين لمعرض المدرسة بعطلة الأسبوع هذه |
| Taş şovu için çalıntı taşlar satıyorlarmış. | Open Subtitles | لقد كانا يبيعان ألماساً مسروقاً لمعرض المُجوهرات. |
| Seçerken zorlandım ama bu akşamki sergi için bu fotoğrafları seçtim. | Open Subtitles | اعاني وقتا صعبا في الاختيار ولكن هذه التي اخترتها لمعرض الليلة |
| Bunlar İtalya'daki bir gösteri için yaptığım bir dizi ışık kutusu. | TED | كانت هذه مجموعة من الصناديق المضيئة التي صنعتها لمعرض في ايطاليا. |