| - Seninle hiç tanışmadık. - Seni kastetmedim, önemsiz taşıyıcı. | Open Subtitles | لم نلتقِ قط - ليس أنت أيها الحامل التافه - |
| Biz... hiç tanışmadık, ama ben senin mekanını alan adamım. | Open Subtitles | لم نلتقِ أبداً ولكنني الرّجل الّذي أخذ مكانك. |
| Yalnız biz hoş şekilde tanışmadık. Biz berbat bir şekilde tanıştık. | Open Subtitles | إلّا أننا لم نلتقِ بصورةٍ جذّابة، بل بصورة دنيئة مريضة. |
| Bir süredir görüşmedik ve konuşmadık biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنّنا لم نلتقِ أو نتحدّث منذ فترة. |
| Uzun zamandır görüşmedik. | Open Subtitles | لم نلتقِ منذ وقت طويل. |
| Çok zeki bir kadın. Aslında hiç karşılaşmadık. | Open Subtitles | إمرأة رائعة لم نلتقِ في الحقيقة |
| Nasıl oldu da hiç karşılaşmadık? | Open Subtitles | كيف لم نلتقِ من قبل؟ |
| Merhaba. Ben Donald Morton. Henüz tanışmadık. | Open Subtitles | مرحباً ، أنا دونالد مورتون- لم نلتقِ قبل الآن |
| Hiç tanışmadık. Beni tanımıyorsunuz. | Open Subtitles | نحنُ لم نلتقِ من قبل ولستم تعرفونني |
| - Nasıl oldu da hiç tanışmadık? | Open Subtitles | كيف لم نلتقِ أبداً بحق الجحيم؟ |
| Sanmıyorum. Hayır, daha önce tanışmadık. | Open Subtitles | لا أعتقد ذلك، لم نلتقِ قط |
| tanışmadık. Ben kapı komşunuz Norma Seabury. | Open Subtitles | لم نلتقِ من قبل، أدعى (نورما سيبوري) جارتكم |
| Daha önce hiç tanışmadık, değil mi? | Open Subtitles | لم نلتقِ من قبل ؟ أليس كذلك ؟ |
| Seninle tanışmadık ama ağabeyini tanırdım. | Open Subtitles | لم نلتقِ أبدا... لكنّني عرفت شقيقكِ... |
| Çünkü sizi... Mahcup olmana lüzum yok. Daha önce tanışmadık. | Open Subtitles | لا تشعر بالإحراج، فنحن لم نلتقِ مِن قبل، أدعى (تشارلز ودمور) |
| Resmi olarak tanışmadık henüz | Open Subtitles | ليلي؟ لم نلتقِ رسمياً من قبل |
| Bir daha hiç görüşmedik. | Open Subtitles | أجل، لم نلتقِ بعد ذلك |
| Özür dilerim, bugün biz görüşmedik. | Open Subtitles | لِنتظاهر أننا لم نلتقِ أبداً |
| Hiç karşılaşmadık aslında. | Open Subtitles | في الواقع، لم نلتقِ قبلاً |
| - Neden hiç karşılaşmadık? | Open Subtitles | - اتساءل لم لم نلتقِ أبداً |