Her şeyi mahvediyorsun! Sen yaşarken burası Gerçek değildi, ... ve şimdi de gerçek değil. | Open Subtitles | هذا لم يكن حقيقي عندما كنت على قيد الحياة وليس حقيقي الآن |
Otobüsteki tüm o şeyler Gerçek değildi. - Yalan atma. | Open Subtitles | ـ كل شئ كان في العربة لم يكن حقيقي ـ لا تكذبين عليّ |
- Gerçek değildi. Hiçbir zaman Gerçek değildi. | Open Subtitles | لم يكن حقيقي لم يكن أبداً حقيقي |
Gördüğünü sandığın her neyse, Gerçek değildi. | Open Subtitles | صحيح، مهمَا كان الذي تعتَقد أنّك رأيتُه... لم يكن حقيقي. |
Yani uzaylının gerçek olmadığını mı söylüyorsunuz? | Open Subtitles | هل أنت تقولين , هذا الفضائي لم يكن حقيقي ؟ |
Kim ile yaşadığını sandığın şey Gerçek değildi. | Open Subtitles | لم يكن حقيقي ما كنتِ تفكري به تجاه (ترينت) |
Gerçek değildi | Open Subtitles | لم يكن حقيقي على اية حال |
Bak, kaçırılma Gerçek değildi. | Open Subtitles | اسمعي, الاختطاف لم يكن حقيقي |
Gerçek değildi. | Open Subtitles | أنت تعلم , لم يكن حقيقي |
Üzgünüm ama.. ...Gerçek değildi. | Open Subtitles | (جون)، (جون) أنا آسف، لم يكن حقيقي |
- Gerçek değildi. | Open Subtitles | -هذا لم يكن حقيقي |
Hayır, Gerçek değildi. | Open Subtitles | لم يكن حقيقي... |
Ama Gerçek değildi. | Open Subtitles | ولكن لم يكن حقيقي بل كان... |
- Gerçek değildi yani. | Open Subtitles | لم يكن حقيقي |
Gerçek değildi. | Open Subtitles | لم يكن حقيقي . |
Sanırım gerçek olmadığını bildiğim için. | Open Subtitles | أعتقد انني كنت أعرف ان هذا لم يكن حقيقي |
- Senin için gerçek olmadığını söylemiyorum. | Open Subtitles | -أنا لا أقول أنه لم يكن حقيقي بالنسبة لكِ |