"لم يكن رجل" - Translation from Arabic to Turkish

    • adam değildi
        
    • biri değildi
        
    • da aynıydı
        
    • adam değildir
        
    • adamı değildi
        
    • adam da değildi
        
    Bu bir zincir testere adam değildi. Hâlâ benim için bir sır. Open Subtitles هذا لم يكن رجل سلسلة المنشار هو لا يزال غامضاً بالنسبة إلي
    Earl kötü bir adam değildi, bana ne vurdu, ne de kötü davrandı. Open Subtitles أيرل لم يكن رجل سئ أنه لم يضربنى أبداً أو أى شئ مثل هذا
    Büyükelçi Krazluv büyük bir adam değildi. Vins bija suns, köpeğin tekiydi. Open Subtitles السفير كارزلوف لم يكن رجل عظيم لقد كان كلب
    Baban kötü biri değildi Yuri. Yuri dememde sakınca yoksa. Open Subtitles أبوك لم يكن رجل سيئ يوري لو سمحت لي أن اطلق عليك يوري
    Kocası da aynıydı. Open Subtitles زوجها لم يكن رجل جيّد
    Hâlbuki o yaşlı bir adam değildir. Open Subtitles لكنه لم يكن رجل عجوز.
    İsveç'te çok ünlü bir yazardı, ama iyi bir aile adamı değildi. Open Subtitles كان روائي شهير للغاية في السويد لكن لم يكن رجل عائلة جيد
    - Hoş bir adam da değildi. Ama küçüktüm işte, ona inanmıştım. Open Subtitles أجل، حسنٌ، لم يكن رجل لطيف لكني كنت صغير، لذا صدقته
    Hayır, kesinlikle "Yağmur Adam" değildi. Open Subtitles لا , بالتأكيد لم يكن رجل المطر بالتأكيد لم يكن رجل المطر
    Yaralı bir tavşanı çitin arkasında bırakacak bir adam değildi. Open Subtitles هو لم يكن رجل يترك أرنب مجروح على الجانب الخطأ من السياج
    Babam çok okuyan bir adam değildi ama insan anatomisi hakkında birkaç şey bilirdi. Open Subtitles أبي لم يكن رجل متعلم ولكن كان يعلم بعض الأشياء عن علم تشريح الانسان
    Hayır, kesinlikle "Yağmur Adam" değildi. Open Subtitles لا , بالتأكيد لم يكن رجل المطر
    Ömrünü demir parmaklıklar ardında tüketmiş bir adam değildi. Open Subtitles لم يكن رجل يقضي حياته خلف القضبان
    Onunla vaktimi boşa harcadım. adam değildi. Open Subtitles أضعت وقتي معه لم يكن رجل حقيقي
    Büyükbabam huysuz bir adam değildi. Open Subtitles جدي لم يكن رجل متوسط.
    Ağabeyim kötü biri değildi. Open Subtitles أخي لم يكن رجل سيء
    Sam baban iyi biri değildi. Open Subtitles سام والدك لم يكن رجل طيب
    Turner o kadar da atletik biri değildi. Open Subtitles (تيرنر) لم يكن رجل رياضياً
    Kocası da aynıydı. Open Subtitles زوجها لم يكن رجل جيّد
    Hâlbuki o yaşlı bir adam değildir. Open Subtitles لكنه لم يكن رجل عجوز.
    Bu genç adam bir politikacı değildi, bir iş adamı değildi, bir insan hakları savunucusu veya dini bir lider değildi. TED لم يكن هذا الشاب سياسيًا لم يكن رجل أعمال أو ناشطًا للحقوق المدنية أو قائد لمعتقد ديني.
    - Hoş bir adam da değildi. Ama küçüktüm işte, ona inanmıştım. Open Subtitles أجل، حسنٌ، لم يكن رجل لطيف لكني كنت صغير، لذا صدقته

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more