Eğer daha kötü oluyorsa sana baskı yapmayacağım ama sonunda bulacağım. | Open Subtitles | أنا لن أضغط عليك الأن حتى لا تزداد الأمور سوءا ولكن في النهاية سوف أكتشف السبب. |
İstediğin kadar düşünebilirsin, sana baskı yapmayacağım. | Open Subtitles | يمكنك استغراق ما تشائين من وقت.. لن أضغط عليك |
Sana baskı yapmayacağım. Uçaktan yeni indim. | Open Subtitles | لن أضغط عليك لقد خرجت للتو من الطائرة |
Şu anda karar vermen için seni Zorlamayacağım. | Open Subtitles | حسناً ، لن أضغط عليك لإعطائى القرار الآن |
Sana neler yaşattığımı biliyorum. Seni Zorlamayacağım. | Open Subtitles | أنا أعلم ما عانيته بسببي، و لذلك لن أضغط عليك |
Evet sana baskı yapmayacağım dedim | Open Subtitles | أجل، قلت أنني لن أضغط عليك |
Sana daha fazla baskı yapmayacağım. | Open Subtitles | لن أضغط عليكِ بعد الأن |
Meredith, sana baskı yapmayacağım. | Open Subtitles | (لن أضغط عليكِ يا (ميريدث |
Tabii kiraya biraz yardım etsen fena olmaz. Ama yine de seni Zorlamayacağım. | Open Subtitles | ودفعك لحق الإيجار سيكون لطفاً منك، لكن لن أضغط عليك، إتفقنا؟ |
Zorlamayacağım ama bunu da çantaya koyuyoruz ki bu da bunlar için hiç yerimiz olmayacak demektir. | Open Subtitles | لن أضغط عليكِ.. ولكنك ستأخذينهم علي أي حال! مما يعني أنك ستتركين هذه الكتب.. |
O yüzden artık seni Zorlamayacağım. | Open Subtitles | لذا.. أتعلم ؟ لن أضغط عليك |
Onu konuşmaya Zorlamayacağım. | Open Subtitles | لن أضغط عليه ليتحدث |
Seni Zorlamayacağım. Benim tarzım değil. | Open Subtitles | لن أضغط عليك إنه ليس أسلوبي |