| Beni öldüreceksen öldür, atlamayacağım. | Open Subtitles | ان كنت ستقتلينني اقتليني انت لأنني لن أقفز |
| Artık atlamayacağım. Söz veriyorum. | Open Subtitles | لن أقفز مرة أخرى ، أعدك |
| Bir boşluğa atlamayacağım. | Open Subtitles | لن أقفز فى الفراغ. |
| Bunlar çok iyi, güzel şeyler ama ben atlamıyorum. | Open Subtitles | حسنًا، أنه شيء جيّد ورائع، لكني لن أقفز. |
| - Bu binadan falan atlamıyorum ben. | Open Subtitles | لن أقفز من هذا المبنى وقت الذهاب |
| - Onu almak için zıplamayacağım. | Open Subtitles | - لن أقفز لأحصل عليه، لن أهين كرامتي . |
| Üzerinde zıplamayacağım! | Open Subtitles | لن أقفز عليك! |
| atlamayacağım. | Open Subtitles | لن أقفز |
| Üzerine atlamayacağım. | Open Subtitles | لن أقفز عليك |
| Hayır, atlamayacağım. | Open Subtitles | لن أقفز. |
| atlamayacağım ki. | Open Subtitles | لن أقفز. |
| - atlamayacağım. | Open Subtitles | - أنا لن أقفز. |
| Hayır, sadece cinayet komplosuna hemen atlamıyorum. | Open Subtitles | لا , أنا لن أقفز إلى إستنتاج نظرية "المؤامرة و الجريمة"ِ |
| Bunlar çok iyi, güzel şeyler ama ben atlamıyorum. | Open Subtitles | حسناً، كل هذا جيد، لكنني لن أقفز |
| Üzerinde zıplamayacağım! | Open Subtitles | لن أقفز عليك! |