| Benden size söylemesi, piknik filan olmayacak. | Open Subtitles | صدّقيني تلك النزهة لن تتم تماما مثل مهزلة هذا الصباح |
| Suikastçi ve o orospu ölmeden bu operasyon başarılı olmayacak. | Open Subtitles | لن تتم العملية بنجاح قبل أن يكون هو وتلك العاهرة في عداد الأموات |
| Büyük açılış üç hafta daha olmayacak. | Open Subtitles | إعادة الافتتاح الجللة لن تتم قبل 3 أسابيع. |
| Büyük açılış üç hafta daha olmayacak. | Open Subtitles | إعادة الافتتاح الجللة لن تتم قبل 3 أسابيع. |
| Hiç kimseyle güzel bir şeyler olmayacak biliyorum kimseyle. | Open Subtitles | لن تتم إساءة معاملتي مِن قِبل... مِثل... أي شخص. |
| Dostum, mahkeme falan olmayacak. | Open Subtitles | لن تتم محاكمة يا صاح. |
| Paige, Napier planımız olmayacak. | Open Subtitles | (بايج)، خطة الإيقاع بـ(نابيير) لن تتم |
| Bu olmayacak. | Open Subtitles | لن تتم.. |