| Tamam, onun hastanede alacağı tedavinin aynısını ben uyguluyorum zaten. | Open Subtitles | حسناً، أنا أقدم لها نفس العلاج الذي تتلقاه في المشفى |
| Ben aynısını Shimladan beni çağırdığında da söyLedim. | Open Subtitles | وقلت لها نفس الكلام عندما كلمتنى من شيملا |
| Duyduğuma göre bir zamanlar ona karşı da aynısını hissetmişsin. | Open Subtitles | لقد سمعت أنك كنت تكن لها نفس المشاعر يوما ما ، فربما هى الفتاة المختارة |
| Ama ben o adama ya da kadına aynı saygısızlığı yapmam. | Open Subtitles | لكن انا لن افعل له او لها نفس الوقاحة. |
| Ama ben o adama ya da kadına aynı saygısızlığı yapmam. | Open Subtitles | لكن انا لن افعل له او لها نفس الوقاحة. |
| Cesetlerden birinde babamın taktığı saatin aynısını gördüm. | Open Subtitles | رأيت جثة لها نفس أوصافه كما لو أنها والدي. |
| Ben aynısını Shimladan beni çağırdığında da söyLedim. | Open Subtitles | وقلت لها نفس الكلام عندما كلمتنى من شيملا |
| Ve buradaki her üretici de aynısını söyler. | Open Subtitles | كراهية وكل بائع هنا يكن لها نفس الكراهية |
| Bu ağaçlardaki meyvelerin aynısını yağmur ormanlarında bulursunuz. | Open Subtitles | هذه الاشجار لها نفس الثمار التي توجد في الغابة الإستوائية |
| Hasta olan ben olsaydım ben de ona aynısını söylerdim. | Open Subtitles | قلت أني ساقول لها نفس الشيء لو كنت مكانها في المستشفى |
| "Yoksa sana yaptığımın aynısını ona da yaparım" | Open Subtitles | أو سأفعل لها نفس الشيء" "مثلما فعلت بك |
| - O da aynısını alacak. | Open Subtitles | وقال انه سوف يكون لها نفس. |
| Ama bunun için aynısını söyleyemeyeceğim. | Open Subtitles | -أما هذه فليس لها نفس الحظّ |
| Yaptığın planın aynısını yapıyorum. | Open Subtitles | - أفكاري لها نفس قيمة أفكاركم |