| Efendimi yenmek için yaptığın her şey onu daha da güçlendiriyor. | Open Subtitles | كل شيئ تفعله في محاولة سعيك لهزيمة سيدي فقط يجعله أقوى |
| Çünkü düşmanı yenmek için bundan başka bir yol yoktu. | Open Subtitles | هو فعلها لأنه إعتقد بأنه كان الطريق الوحيد لهزيمة العدو |
| Bazen, bir düşmanı yenmenin en iyi yolu, doğruca, karşısına çıkmak olur. | Open Subtitles | في بعض الأحيان يوجد طريقة لهزيمة العدو و هي أن تواجهه مباشرة |
| Hayatımı kontrol ediyor. Babamın suçu.Numarayı yenmenin bir yolunu bulduğunu söylemişti. | Open Subtitles | وكان والدى على خطأ قال انه وجد طريقة لهزيمة هذا الرقم |
| FLN'in Fransız ordusunu yenme konusunda Fransızların, tarihin akışını değiştirme şansından daha çok şansı vardır. | Open Subtitles | لدى الجبهة فرصة عظيمة لهزيمة الجيش الفرنسي أكثر من فرصة الفرنسيين لتغيير سياق التاريخ |
| Bu namussuzu kendi oyununda alt etmenin bir yolu olmalı. | Open Subtitles | يجب ان تكون هناك طريقة لهزيمة هذا الملعون في لعبته |
| Cadıları yenecek gücüm var mı yok mu? | Open Subtitles | أو هل أنا أقوم يست لديه سلطة لهزيمة السحرة؟ |
| Perseus, Gorgon'u yenmek için gönderildiğinde ona cennetten 4 hediye verilmişti: | Open Subtitles | عندما أرسلت بريسيوس لهزيمة الجورجيين كان مسلحا بأربع هدايا من السماء |
| Fransa'yı yenmek için en iyisi göreve odaklanmaktır. | Open Subtitles | يجب أن تركز على هذا الواجب لهزيمة الفرنسيين |
| Tahta bir çubuk üzerinde duracaksın ve Hanks'i yenmek için hiçbir lanet şansın yok, evlat. | Open Subtitles | انت تسير بعكاز و ليس لديك فرصة لهزيمة هانكس |
| Muhammed'in yenmek için düşmanlara yardım ettiler. | Open Subtitles | المصادرالإسلامية تؤكد أن اليهود قاموا بمساعدة العدو فى محاولة لهزيمة محمد |
| Galaksideki tüm insanlar için. Goa'uld'u yenmenin anahtarı olabilir. | Open Subtitles | لكل البشر عبر المجرّه يمكن ان تكون الحل لهزيمة الجواؤلد |
| Anılarımda çoğalıcıları yenmenin bir yolu var, değil mi? | Open Subtitles | هنالك طريقة لهزيمة المستنسخين مخبئة بمكانٍ ما بذكرياتي,أليس كذلك؟ |
| Gardiyan'ı yenmenin tek yolu bu olabilir. | Open Subtitles | ربما تكون الطريقة الوحيدة لهزيمة الحارس. |
| Ölümü ve hastalığı yenme şansı, herşeye hayat vermek, birbirini seven insanların sonsuza dek birlikte olmasını sağlamak... | Open Subtitles | أعتقد أنه من أجل فرصة لهزيمة الموت والمرض وترك لكل شخص على هذه الأرض فرصة في الحياة الحياة الصحية الثابتة |
| Gördüğünüz üzere, kod yapıcıları ve kırıcıları birbirlerini alt etmek için devam eden bir savaşa angaje olmuş durumdadırlar. | TED | كما ترون، صانعو وكاسرو الشفرات في حرب أبدية لهزيمة بعضهم البعض. |
| Hulk Ultron'u yenecek kadar güçlü müdür? | Open Subtitles | هل الرجل الاخضر قوي بما فيه الكفاية لهزيمة آلترون؟ |
| Osmanlıları bozguna uğratacak bir alet üzerinde çalışıyoruz. | Open Subtitles | انظر , نحن نعمل على صُنع جهاز لهزيمة العثمانيين |
| Bu, sayımızın Düzen Efendileri'nin güçlü ordularını yenebilecek... ..kadar artmamasının nedeni. | Open Subtitles | لهذا أعدادنا لا تزيد بما يكفى لهزيمة الجيوش الهائلة المتوفرة للوردات نظام الجواؤلد الحاكم |
| İngilizleri mağlup etmek için gücümün yettiği her fırsatı kullanırım ve bunların içinde MacKenzie sancağını kaldırmak da var. | Open Subtitles | سوف أستخدم كل خيار في حوزتي لهزيمة البريطانيين وهذا يشمل رفع راية ماكينزي |
| Bu şeyi yenmemiz, hep birlikte dövüşsek de belli bir vakit alacaktır. | Open Subtitles | حتى و إن كنا جميعاً هنا، فأنه سيأخذ وقتاً لهزيمة هذا الشيء |
| Yavaşlarlarsa kırbaçla. Babamın yenilgisinin intikamını almak için heyecanlıyım. | Open Subtitles | -اضربوهم بالسياط انهم بطيئون,انا متلهف للثار لهزيمة ابى |
| Eğer DNA'sını inceleyebilirsem bu şeyi yenebilmenin bir yolunu bulabilirim. | Open Subtitles | إذ يمكن أن ألقي نظرة على الحمض النووي قد أفهم الطريقة لهزيمة هذا الشيء |