Göreceksin, yüz yüze geldiğinizde. | Open Subtitles | حسناً، سوفَ ترى ذلك عِندما تراهُ وَجهاً لوَجه |
Ve bundan sonra, ikisi de hazır olduklarında... tarafları yüz yüze getirebiliriz. | Open Subtitles | و عِندها فقَط، عِندما يكونا جاهزين يُمكنهما اللِقاء فِعلاً وَجهاً لوَجه |
Neyse ki en azında bir araştırmaya göre yeni bir bakış açısı kazanmanın basit bir yolu olabilir: Sizin düşüncenize sahip olmayan biriyle yüz yüze kişisel bir tartışma yapmak. | TED | لِحُسن الحظ، على الأقل وفقًا لبعض الأبحاث، رُبّما تكون هناك طريقة سهلة للوصول إلى منظورٍ جديد؛ وهي النقاش الشخصي وجهًا لوَجه مع شخصٍ مُختلف معك في الرأي. |
Sonunda yüz yüze tanıştık. | Open Subtitles | أخيراً نلتقي وَجهاً لوَجه |
Yüz yüze olmak ve nedenini sormak. | Open Subtitles | وَجهاً لوَجه و أسألهُ لماذا |
Jeremiah, ziyaretimin sebebi... ve bunu yüz yüze yapmak istedim. | Open Subtitles | الهدَف مِن زيارتي يا (جيرماياه) هوَ أردتُ أن أفعلَ هذا وجهاً لوَجه |
Ya Vern'le uğraşmayı bırakırsın, veya Hoyt, seninle İsa'nın yüz yüze tanışacağınızdan emin olur... cennette. | Open Subtitles | دَع (فيرن) في حالَه و إلا سيعمَل (هويت) على أن تُلاقي (عيسى) وجهاً لوَجه قريباً في السماء |