| Pekâlâ, Sofia büyük bir şehir değil eğer hackin arkasında o yoksa bile yapanlardan haraç alıyordur. | Open Subtitles | حسنا،صوفيا ليست مدينة كبيرة، لذا إذا لم يكن وراء الإختراق فسيتلقى الرشوة من قبل الفاعلين |
| Ve burası şehir değil. Yardıma ihtiyacım var. | Open Subtitles | وهذه ليست مدينة ، احتاج للمساعده هنا |
| Biliyorum, toprağı taşı altın bir şehir değil. | Open Subtitles | أعرف أنها ليست مدينة براقة |
| Küçük Amerika bir kumar şehri değil ve Pluto'nun yeri de kumarhane değil. | Open Subtitles | امريكا الصغرى ليست مدينة مقامره وبلوتو ليس كازينو للمقامره |
| Buck, burası Dodge şehri değil ama burada da heyecan var. | Open Subtitles | هذه ليست مدينة الاحتيال... لكننا نحصل على نصيبنا من المتعة. |
| Büyük bir şehir değil. | Open Subtitles | هذه ليست مدينة كبيرة. |
| alaska şehir değil. | Open Subtitles | هذه ليست مدينة *ولاية في أمريكا* |
| - Passburg tamamiyle iyi bir şehir değil. | Open Subtitles | -بـاسـبـورجـ ليست مدينة كبيرة. |
| Moab bir şehir değil, bir kısaltma. | Open Subtitles | ،مواب) ليست مدينة) إنه اختصار |
| Burası Tüccarların şehri değil. | Open Subtitles | ♪ ♪ هذه ليست مدينة التجار. |