"ليس لوقت" - Translation from Arabic to Turkish

    • sürmez
        
    • süre değil
        
    • süre için değil
        
    • süreliğine değil
        
    • zamandır değil
        
    Fazlasına param yetmedi ama Başkan Obama bu gece durgunluğu sona erdirirse, bu durumumuz uzun sürmez. Open Subtitles ولكن ليس لوقت طويل . إذا الرئيس أوباما ينهي الركود الليلة
    Fazla sürmez. Çünkü o gemiyi ele geçireceğiz. Open Subtitles ليس لوقت طويل، لأنّنا سنأخذ الناقلة البحريّة.
    Çok uzun süre değil. Git! Harika olacak! Open Subtitles ليس لوقت طويل هذا يَجِبُ أَنْ يَكُونُ ركلة
    - Çok da uzun bir süre değil, tatlım. Open Subtitles ـ ليس لوقت طويل يا فتاتي الجميلة.
    Belki ama uzun süre için değil. Open Subtitles ربما، ولكن ليس لوقت طويل
    Belki uzun süre için değil. Open Subtitles ربما ليس لوقت طويل
    Zavallı Rodolfo yine ona yük olacağım ama uzun süreliğine değil. Open Subtitles رودولف) المسكين) سينتهي بي الأمر حملاً عليه مرة أخرى ولكن ليس لوقت طويل
    - Seçilmişim. - Uzun süreliğine değil. Open Subtitles أنا مسحورة ليس لوقت طويل
    - Uzun zamandır değil. Open Subtitles أنا من يعيش بفندق ليس لوقت طويل
    Bu bir zaman bombası. Zamanı durdurur ama uzun sürmez. Open Subtitles هذه قنبلة زمنية قنبلة إيقاف , ولكن , ليس لوقت طويل
    Arazi yığınları yavaşlatacaktır ama çok sürmez. Open Subtitles التكتلات الأرضية ستبطىء الأمر لكن ليس لوقت طويل
    Fazla sürmez. Ve onu da aldığımda sen ve sevdiğin herkes acı çekecek. Open Subtitles ليس لوقت طويل وبمجرد حصولي عليها، أنت وكل من تحب ستهلكون
    Çatıdalar. Namazdalar, ama fazla uzun sürmez. Open Subtitles إنهم في الصلاة لكن ليس لوقت طويل
    Evet, ama uzun sürmez. Open Subtitles نعم ، ليس لوقت طويل لا أوافق عليها
    - Çok uzun süre değil. - Clark, sen neden bahsediyorsun? Open Subtitles ليس لوقت طويل - كلارك ماذا تعني -
    Ancak uzun süre değil. Open Subtitles لكن ليس لوقت طويل
    -Uzun süre için değil. -Evet. Open Subtitles . ليس لوقت طويل - . أجل -
    Uzun bir süre için değil. Open Subtitles ليس لوقت طويل
    - Aslında uzun bir süreliğine değil. Open Subtitles -حسناً, في الواقع ليس لوقت طويل
    Ama uzun süreliğine değil. Open Subtitles ولكن ليس لوقت أطول.
    Pek uzun zamandır değil, yakında çıkıyorum. Open Subtitles ليس لوقت طويل سوف اخرج من هنا قريبا

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more