| Yanlış anladın. Benim bununla bir alakam yok! | Open Subtitles | لا تظن بي السوء ليس لي يد في هذا |
| Benim bir alakam yok. | Open Subtitles | لم يكن لي يد في ذلك |
| Kaçışıyla bir alakam olduğunu mu ima ediyorsun? | Open Subtitles | هل تلمح أن لي يد في هروبه ؟ |
| Evet. Kıyamet günü geldi. Hep bunda parmağım olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | نعم, إنها نهاية العالم اعتقدت دائماً أنه سيكون لي يد في هذا الأمر |
| Bunların hepsinde parmağım var ve bir tanesini bile geri almazdım. | Open Subtitles | كان لي يد في كل ذلك. وليس هناك شيء واحد أود أن أنتهز الظهر. |
| Bununla hiçbir ilgim olmadığını sana ispatlayacağım. | Open Subtitles | سوف اثبت لكَ انهُ ليس لي يد في هذا الموضوع |
| Bununla hiçbir ilgim olmadığını sana ispatlayacağım. | Open Subtitles | سوف اثبت لكَ انهُ ليس لي يد في هذا الموضوع |
| Kaçışıyla bir alakam olduğunu mu ima ediyorsun? | Open Subtitles | هل تلمح أن لي يد في هروبه ؟ |
| Benim bir alakam yok. | Open Subtitles | لم تكن لي يد في ذلك. |
| Bir şeyle suçlanıp suçlanmadığımı anlarım eğer bu işte bir parmağım olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. | Open Subtitles | فانا أعرِف عندما يتِم إتهامي بشيء ... وإذا كُنت تعتقِد أن لي يد في ذلِك فانت على خطأ |
| Ama yine de buraya gelip aile yemeğimi mahvetmeyi ve Frakfortlu bir alay köylüden bir otobüs dolusu mal çalınmasında parmağım olup olmadığını sormayı uygun görüyorsun. | Open Subtitles | وتجده حتى الآن مقبولاَ المجيء هنا واقتحام عشاء عائلي تسألني فيه عما إذا كان لي يد في سطو حافلة مليئة بالبضاعة مثل ثلة نقاري خشب من " فرانكفورت " |
| Cinayetinde bir parmağım olduğunu mu? İkiniz sıkı bir rekabet içindeymişsiniz. | Open Subtitles | أن لي يد في مقتله؟ |
| Bununla hiçbir ilgim yok. | Open Subtitles | لم يكن لي يد في هذا. |
| - Bununla hiçbir ilgim yok. | Open Subtitles | لم يكن لي يد في هذا |