"مايمكنني فعله" - Translation from Arabic to Turkish

    • Ne yapabileceğime
        
    • ne yapabilirim
        
    • yapabileceğim bir şey
        
    • Yapabilseydim
        
    • Elimden
        
    • yapabildiğim
        
    Ne yapabileceğime, bir bakacağım, ama geceyarısına kadar evinde olması ve aganigi falan olmaması konusunda ısrarcı olmam gerekiyor. Open Subtitles سأرى مايمكنني فعله ولكني أصر بأن تعود إلى البيت مع منتصف الليل وألا يكون هناك أي علاقة, سيدي، مهما يكن.
    Gel de bu konuda Ne yapabileceğime bir bakayım. Open Subtitles عودي إلى هنا ودعيني أرى مايمكنني فعله حول ذلك
    Sana bir merhem ve... yanma hissini giderici ilaç yazıyorum, ama... başka ne yapabilirim bilemiyorum. Open Subtitles سأعطيك مرهم وبعض مزيلات الاحتقان إلهي، أنا لا أعلم مايمكنني فعله سوى ذلك
    Dönme hakkını kazandıracak, yapabileceğim bir şey olup olmadığını bilmem lazım. Open Subtitles أريد أن أعرف إذا ماكان هنالك مايمكنني فعله يمكنني من العودة للنادي
    Radyodan bahset. Rehineler için Elimden geleni yapayım. Open Subtitles قل لنا اكثر عن المذياع وسأرى مايمكنني فعله حول الرهائن
    Hayatım korku filmine dönmüş durumda ve tek yapabildiğim uzaktan izlemek. Open Subtitles تحولت حياتي الى عرض مرعب وكل مايمكنني فعله هو الوقوف جانباً ومشاهدت ماسيحدث
    Yargıça götürebileceğim bir şeyler, Ne yapabileceğime bakarım. Open Subtitles شيءٌ يمكنني أن آخذه إلى . القاضي، لأرى مايمكنني فعله
    Bir saniye. Ne yapabileceğime bir bakayım. Büyükannem bana dokuzuncu doğum günümde çinçilya hediye etmişti. Open Subtitles امهلني دقيقه لنرى مايمكنني فعله جدتي اعطتني فارا صغيرا لعيد ميلادي التاسع
    Doktorunla konuşup Ne yapabileceğime bakarım. Open Subtitles سأتحدث مع طبيبكِ وأرى مايمكنني فعله
    - Doluyuz. Ne yapabileceğime bir bakayım. Open Subtitles المكان ممتلئ ، دعني أرى مايمكنني فعله
    Ne yapabileceğime bir bakayım. Open Subtitles دعييني أرى مايمكنني فعله
    Başka ne yapabilirim, bilmiyorum. Open Subtitles لاتضغط عليّ، لا اعلم مايمكنني فعله ايضاً
    Başka ne yapabilirim bilmiyorum. Open Subtitles لا أدري مايمكنني فعله غير هذا
    - Sizin için ne yapabilirim, bir bakayım. - Tamam Open Subtitles سأرى مايمكنني فعله لجلك - حسنا -
    Bu durumumu düzeltmek için yapabileceğim bir şey var mı? Open Subtitles أيوجد مايمكنني فعله في مثل هذه الحالة ؟
    Şu anda yapabileceğim bir şey var mı? Open Subtitles أهنالك مايمكنني فعله في هذه اللحظة ؟
    Oğlun için yapabileceğim bir şey yok, Bob. Open Subtitles . (لايوجد مايمكنني فعله لأجل ابنك، يا(بوب
    Buna gerçekten yok. Elimden geleni yapıyorum. Open Subtitles لستَ مضطر لفعل ذلك هذا أقل مايمكنني فعله
    Kazanamayacağımız bir savaşın eşiğindeyiz. Ve bunu durdurabilmek için tek yapabildiğim şeyse bir çocuğu tehlikeye göndermek. Open Subtitles نحن على أعتاب حرب لايمكننا النصر بها، وجل مايمكنني فعله لأوقف ذلك ألا وهو تعريض الفتيان للخطر

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more