İçini görebiliyormuşum gibi hissediyorum. | Open Subtitles | تشعرني كما لو أنني أستطيع رؤية ما بداخلك |
Bence içini dökmen polislere kızı ölümüne kucaklayarak... -...öldürdüğünü söylemenden çok daha iyidir. | Open Subtitles | لأن إخراج ما بداخلك أفضل من .إخبار الشرطة أنكِ من قتلها |
Ateşli, dürüst yalınayak dans ederken harika gözüken ve senin içini okuyabilen. | Open Subtitles | والتي تبدو رائعة وهي ترقص حافية القدمين ويمكنها أن ترى ما بداخلك بوضوح |
Dünyada en iyi psikiatrist, içinizde olandır. | Open Subtitles | أفضل طبيب نفسي بالعالم هو الذي يستطيع أن يقرأ ما بداخلك. |
Çünkü içinizde bir yerde durumunuzun gerçekliğini inkâr etmeye devam ederseniz olayların varabileceği noktanın bu olduğundan korkuyorsunuz. | Open Subtitles | لأنه وفى مكان ما بداخلك انت خائف من انك ان استمريت فى انكار واقع حالتك فان الامور ستؤول لهذا |
İçinde bir yerlerde sevimli bir küçük oğlan olduğunu biliyordum. | Open Subtitles | اعلم ان هناك طفل صغير لطيف فى مكان ما بداخلك |
Bir süre uyuyacaksın, ve uyandığında, içinde bir şey olacak, ve zamanla, bizim gibi düşünmeye başlayacaksın. | Open Subtitles | سوف تنام لفترة و عندما تستيقظ ، سوف يكون هناك شئ ما بداخلك و بمرور الوقت سوف تصبح معنا على نفس الطريق |
Çok şey atlattın biliyorum ve içindeki şey yüzünden biraz korkuyorsun bunu da biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأنك تمر بالكثير من الأمور وأعلم بأنك خائف قليلاً بشأن ما بداخلك |
İçindeki şey herhangi büyüden daha güçlüdür. | Open Subtitles | ما بداخلك أقوى من أي تعويذة. |
İçini ve tümörleri tespit edebilen bir tür radarları var. | Open Subtitles | لديهم شكلاً من أشكال السونار، بوسعهم رؤية ما بداخلك ويكشفون الأورام وتلك الأشياء |
Celp onun için değil, senin için. Senin içini görebiliyorum. | Open Subtitles | هذا ليس لأجلها بل لأجلك وفي الحقيقة انا ارى ما بداخلك |
Senin içini görebildiğimi bilmiyor musun? | Open Subtitles | لا تعلمين, لا يمكنّي ان ارى ما بداخلك. |
- İçini görüyorum, iç... - Tekrar dönmüş olması iyi. | Open Subtitles | .. أرى ما بداخلك, أرى - من الجيد أنه عاد - |
Tek sorun şu ki, senin içini diri diri kepçe ile... | Open Subtitles | الشيء الوحيد هو، يجب إخراج ما بداخلك بينما تكون... |
Ama içinizde korumak istediğiniz bir şey varsa onun etrafında olmak istemeyebilirsiniz. | Open Subtitles | لكن إذا كان هناك شيء ما بداخلك ترغب بأن تحميه, قد لا تتواجد بجواره مرة أخرى |
Yeter ki içinizde tutmayın. | Open Subtitles | ولكن يجب ان تخرج ما بداخلك |
Bence çok başarılı olmak için içinde bir şeyler yaşaman gerekir ama böyle bir şey yaşadığımı sanmam. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا ليكون جيداً حقاً أنه يتوجب عليك القدوم من مكان ما بداخلك وهو ما لستُ واثقة أنني أملكه |
Biliyor musun Alan, içinde bir yerde çok kararlı bir insan yatıyor. | Open Subtitles | في مكان ما بداخلك هناك شخص حازم |
İçindeki şey atalarından kalma. | Open Subtitles | ما بداخلك .. هو شئ عتيق |
İçindeki şey Tanrı değil. | Open Subtitles | ما بداخلك , انه ليس الإله |