| Ne demek istediğinizi anlamadım ama aynı terziye gittiğimizi görüyorum. | Open Subtitles | لا أعلم ما تقصده لكن أرى أننا ذهبنا للخياط ذاته |
| Ne demek istediğini anlıyorum. Sıkıyor. Bir aydan fazladır oynamıyorum bununla. | Open Subtitles | أعرف ما تقصده, إنه شيء ممل, لم ألعبها منذ شهر |
| Sanırım ne dediğini anlıyorum. Ailem senden nefret ediyor. | Open Subtitles | أظنني أفهم ما تقصده إن عائلتي تكرهك |
| Demek istediğin buysa Almanlardan nefret ediyorum. | Open Subtitles | بالتاكيد انا اكره هؤلاء الالمان البشعين ان كان هذا ما تقصده |
| Bu geceyi ömrüm boyu unutmayacağım, Kastettiğin buysa eğer. | Open Subtitles | لن أنسى أبدا هذه الليله طوال حياتى إذا كان هذا ما تقصده |
| Evet, Ne kastettiğini anladım. | Open Subtitles | نعم أفهم ما تقصده |
| Neyi kastettiğini biliyorum. Marsha'yı daha da özledim. | Open Subtitles | لقد فهمت ما تقصده أنا فقط أفتقد إلى المزيد من المارشا |
| Size, onların paranoya büyüyen Ne demek buysa Onlar, hala hayatta. | Open Subtitles | مازالوا أحياء ، إذا كان هذا ما تقصده شكهم يكبر |
| - Ne demek istediğini anlıyorum. - Çek ellerini ondan, tamam mı? | Open Subtitles | ـ أفهم ما تقصده ـ لتبعد يديك عنه، إتفقنا؟ |
| Ne demek istediğini hiç anlamıyorum, hiç asıl kastettiğini söylemiyorsun! | Open Subtitles | لم أفهم أبداً، أبداً ما تتكلم عنه لانك لم تقل أبداً ما تقصده |
| Ne demek istediğini ben de biliyorum ama bunlar nakitten daha iyi. | Open Subtitles | أجل, أعرف ما تقصده, لكن هذه الأشياء اللطيفة أفضل من النقود. |
| Mahkemede söylediğine göre danışmanının Ne demek istediğini anlamışsın seçilmiş kişi olmanın sebebi, şeytanı bu dünyaya getirecek kişi olmanmış. | Open Subtitles | قلت في المحكمة أن عرفت ..ما تقصده بشأن ذلك أنه أنت ستكونين من يعيد الشيطان مجدداً |
| Pardon. Ne demek istediğinizi anlamadım. Ben halı hazırda ülkeme hizmet ediyorum. | Open Subtitles | أنا آسف لم أفهم ما تقصده أنا حالياً في خدمة وطني |
| ne dediğini anlıyorum. | Open Subtitles | نعم, أفهم ما تقصده |
| Parkta neler oldu? Ateş eden ben değildim, Demek istediğin buysa. | Open Subtitles | لم أكن الشخص الذي يطلق النار على الناس إن كان هذا ما تقصده. |
| Orada hiç yaşamadım, eğer kastettiğiniz buysa. | Open Subtitles | انا لم اعيش فيها مطلقا,ان كان هذا ما تقصده |
| Yok, yok, Ne kastettiğini biliyorum. | Open Subtitles | لا يا صاح أعلم ما تقصده |
| Neyi kastettiğini iyi anlıyorum. | Open Subtitles | أستطيع أن أتفهم ما تقصده تماما |
| Yani diyorsun ki, maymun cüzdanını ona vermen için seni kandırdı? | Open Subtitles | إذاً ما تقصده أن القرد خدعك ليحصل على محفظة نقودك؟ |
| - Bak, demek istediği eski yaşamında sen kötü cadıymışsın. | Open Subtitles | أجل ، ساعديني إنظري ، ما تقصده هو أن أنك أنت كنت الساحرة الشريرة في إحدى حياتك السابقة |
| Eğer onu soruyorsan çimenler güzel görünüyor. | Open Subtitles | ,العشب يبدو جيداً إذا كان هذا ما تقصده |
| Onun kastettiği şey, kocası zenginlerin avukatlığını yapıyormuş. | Open Subtitles | ما تقصده أنّ {\pos(192,210)}زوجها كان محامٍ للأثرياء |
| İspiyoncunun biri mi demek istiyorsun? | Open Subtitles | أنه واشى. إذا كان هذا ما تقصده. |
| İnsanoğlunu daha iyi duruma getirmek için yeni yollar araştırıyorum, demek istediğiniz buysa eğer. | Open Subtitles | في الواقع أنا أحاول أن أدفع بنفسي إلى التفكير في تطبيق طرق جديدة للمساعدة في تحسين حياة البشرية إذا كان هذا ما تقصده |