"ما نطلق" - Translation from Arabic to Turkish

    • dediğimiz şey
        
    • diyoruz
        
    • deriz
        
    • ismi verdik
        
    • verdiğimiz
        
    • olarak adlandırdığımız
        
    Sanırım ya siyah bir sıçan ya da çatı sıçanı dediğimiz şey. Open Subtitles أعتقد أن هذا كان فأراً أسوداً أو ما نطلق عليه فأر السقف
    Kimyasal Reaksiyon dediğimiz şey budur. Atomlar partner değiştirdiğinde yeni moleküller oluşur. TED وهذا ما نطلق عليه التفاعل الكيميائي، وهو عندما تقوم الذرات باستبدال شريكها وصناعة جزيئات جديدة.
    Öncelikle, kendimizi geliştirebileceğimize inanmalıyız ve anlamalıyız. Buna gelişim zihniyeti diyoruz. TED أولاً، يجب علينا الاعتقاد والفهم أن بأمكاننا أن نصبح أفضل، ما نطلق عليه النمو العقلي.
    Buna, satışta, kazan-kazan senaryosu diyoruz. Open Subtitles هذا ما نطلق عليه بالمبيعات صفقة رابحة جداً
    Böyle yüzükler takan kızlara benim mahallemde ne deriz, biliyor musun? Open Subtitles أتدرين ما نطلق على الفتيات بالخواتم كهذه في حييّنا؟
    - Ona bu ismi verdik. Open Subtitles -هذا ما نطلق عليه
    Benlik adını verdiğimiz şey ile dünya adını verdiğimiz şey arasındaki gerçek buluşma sınırı, aslında, her şeyin gerçek olduğu tek yer. TED وهذه الحدود للالتقاء الحقيقي بين ما نطلق عليه الذات، وما نسميه العالم هو المكان الوحيد، في الواقع، حيث الأمور حقيقية.
    Burası bizim Rio Faaliyet Merkezi olarak adlandırdığımız yer. TED وهو ما نطلق عليه مركز عمليات ريو
    Şey, eğitimsiz gözler için medikal toplumda "uyku" dediğimiz şey olabilir. Open Subtitles إلى الناظر العادي، يبدو عليه ما نطلق عليه في الطب، "نائم"
    "Hacimsel video" dediğimiz şey bu ve sahnedeki her eylemi tamamen üç boyutlu bir hacim olarak kaydetme kapasitesine sahip. TED وهذا ما نطلق عليه "مقطع الفيديو المجسم". ولديه القدرة على تسجيل كل حركة في المشهد، كمجسم ثلاثي الأبعاد.
    Yalancı bahar dediğimiz şey. Open Subtitles وهذا ما نطلق عليه الربيع المزيف
    Bilincini kaybetme konusunda ise bence Charles'da stres kaynaklı baygınlık dediğimiz şey görüldü. Open Subtitles بقدر ما يفقد الوعي، فأفضل توقعاتي هي أن (تشارلز) يعاني ما نطلق عليه "إغماء جراء التوتر".
    Aa, bilirsin işte bu bizim "has-biyen" dediğimiz şey. Open Subtitles (كما تعرفين هذا ما نطلق عليه... (سحاقية مستقيمة
    Yani yukarıda olan şeylere biz kısaca hayalet kovulmasının bir parçası diyoruz. Open Subtitles ما حدث هناك هو ما نطلق عليه حوادث موجزة لتكوين وهمي
    Biz buna mutlak müzik diyoruz. Open Subtitles و هو ما نطلق عليه الموسيقى المطلقة
    Buna cesetleri toplamak diyoruz. İnsanlar cesetleri bulalı çok olmadı. Open Subtitles وهذا ما نطلق عليه "مقبرة جماعية" الناس وجدوها من فترة ليست ببعيده
    Bu ayrılmaya neden olur ki biz buna, yer değiştirmiş ruh deriz. Gerçekten birini gördüğüne inanamıyorum. Open Subtitles مما يسبب إضطراباً يخلق ما نطلق عليه روح مُزاحة
    Çünkü biz hapishanede gardiyana veren kızlara böyle deriz. Open Subtitles لان هذا ما نطلق على الفتيات التي تستسلم للمراقب
    - Ona bu ismi verdik. Open Subtitles - هذا ما نطلق عليه -
    DNA adını verdiğimiz şeyleri kıyaslıyor. Open Subtitles يقوم بمقارنة ما نطلق علية الصيغة الوراثية .
    Ve bugün, buldukları şeyi kısaca anlatarak, onların buluşunu açıklayacak son derece tartışmalı bir yapıyı anlatacağım, diğer bir deyişle bir olasılık olarak Dünya'nın, Samanyolu'nun ve diğer uzak galaksilerin ötesinde evrenimizin tek evren olmadığını, onun yerine çoklu evrenler adını verdiğimiz çok sayıda karmaşık evrenler yapısının bir parçası olduğunu görebiliriz. TED واليوم ، بعد وصفهم المختصر لما اكتشفوه سوف احكي لكم عن اطار عمل مثير للجدل جداً لشرح اكتشافهم تحديداً اسمه الامكانية ذلك السبيل فيما وراء الأرض الطريق اللبني والمجرات البعيدة الاخرى من الممكن ان نجد أن كوننا ليس هو الكون الوحيد ولكنه بدلاً من ذلك جزء من اكوان معقدة كبيرة ما نطلق عليه متعدد الاكوان
    MIT'de iş güvenliği mühendisliği olarak adlandırdığımız şey. TED إنه ما نطلق عليه في جامعة ماساتشوستس ب"الهندسة الآمنة".
    Uzay araştırmalarının başlangıcında yani sadece 50 yıl öncesinde, uzaya gönderdiğimiz sondalar, güneş sistemimizdeki gezegenlerin güneşten gelen ve güneş rüzgarı olarak adlandırdığımız parçacıklar tarafından sürekli olarak yıkandığını ortaya çıkardı. TED في بداية عصر استكشاف الفضاء والذي كان منذ 50 عاما فقط، إن المسابير الفضائية التي أرسلناها إلى الفضاء كشفت أن كواكب مجموعتنا الشمسية تسبح باستمرار في تيار من الجسيمات التي مصدرها الشمس وهي ما نطلق عليها "الرياح الشمسية".

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more