Çok uzun zamandır dışarıya bakıyorlar, fakat aradıkları şey tam da burada, burunlarının dibinde, içlerinde. | TED | لقد نظروا إلى الخارج لوقت طويل و ما يبحثون عنه كان دائماً في متناول أيديهم ، في دواخلهم. |
Ama asıl aradıkları şey insan parmağı değil. | Open Subtitles | لكن ما يبحثون عنه في الواقع ليس اصبع انسان. |
aradıkları şeyi bulamadılar. | Open Subtitles | لم يجدوا ما يبحثون عنه |
Yani aradıkları şeyi buldular. | Open Subtitles | لقد وجدوا ما يبحثون عنه إذن. |
Demek ki Ne aradıklarını biliyorlardı. | Open Subtitles | يعني لم يكن هذا ما يبحثون عنه أخبريني عن هذه الملفات |
Ne aradıklarını biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعلم ما يبحثون عنه , أليس كذلك ؟ |
Diğer tarafı kağıt işleriyle meşgule et böylece aradıklarını bulamasınlar. | Open Subtitles | ادفن الجهة الاخرى في الاعمال الورقية فلا يستطيعوا ايجاد ما يبحثون عنه |
Şirketinin profilini öyle bir hazırlayacağım ki tam olarak aradıkları şey olacak. | Open Subtitles | يمكنني تعجيل ملف شركتكِ كي أجعلها ما يبحثون عنه بالضبط |
Ama aradıkları şey her neyse onu, Salon YDot'ta bu yüzden öldürmemiş olabilirler. | Open Subtitles | قد يكون السبب ما يبحثون عنه. لماذا لم تقتل في المقهى الليلي. |
Bu Tanrı parçacığı. aradıkları şey bu işte. | Open Subtitles | إنها جزئيّة الرب ذلك ما يبحثون عنه |
Sakin ol. aradıkları şey sende yoktur. | Open Subtitles | اهدأ، لا أظن أن معك ما يبحثون عنه |
aradıkları şey buydu. | Open Subtitles | هذا هو ما يبحثون عنه |
Galiba aradıkları şey bu. | Open Subtitles | لعله ما يبحثون عنه |
- ...ve aradıkları şeyi buldular sanırım. | Open Subtitles | -و أظن بأنهم قد وجدوا ما يبحثون عنه |
aradıkları şeyi bulmaya. | Open Subtitles | لأجد ما يبحثون عنه |
- Bu olmadan da Ne aradıklarını bilemezler. | Open Subtitles | وبدونه، لن يعلموا ما يبحثون عنه |
Ne aradıklarını söylemek istedim. | Open Subtitles | أريد أن أخبرهم ما يبحثون عنه |
Diğer tarafı kağıt işleriyle meşgule et böylece aradıklarını bulamasınlar. | Open Subtitles | ادفن الجهة الاخرى في الاعمال الورقية فلا يستطيعوا ايجاد ما يبحثون عنه |