| Ama iş ilişkiye gelince, lsaac hâlâ boğa gibi güçlüdür, öyle değil mi? | Open Subtitles | ولكن اسحق لا يزال مثل الثور الهائج عندما يتعلق الأمر بالعلاقات , أليس كذلك يا عزيزي |
| Biliyorum, ama kırmızıyı görünce boğa gibi peşinden gidesim geliyor. | Open Subtitles | اعلم , ولكن عندما ارى الاحمر فقط اريد الذهاب باتجاهه مثل الثور |
| Hiçbir şey, sadece topu tut... ve bir boğa gibi karşı hedefe koş. | Open Subtitles | لاشيء ... فقط أمسك الكرة .. واركض مثل الثور بإتجاهـ الهدف ,خذ هنا |
| Kilit öküz gibi sağlamdır ama menşeteler zayıftır. | Open Subtitles | جانب القفل سيكون قوى مثل الثور لكن . جانب المفصلة سيكون ضعيف |
| Kuzey veya güneyden sıkı bir hamle olursa, Diaz ihtiyar bir öküz gibi yıkılır. | Open Subtitles | دفعه قويه من الشمال أو الجنوب و سيسقط " دياز " مثل الثور |
| Beni bir öküz kadar güçlendirecek bir ilaç keşfederlerse ama sadece başka bir öküzle savaşırken... | Open Subtitles | و لو اكتشفوا دواء هنا قوي مثل الثور فقط عندما اصارع ثور اخر |
| Ne, yani, annenin bazen ganimet bulmak için, babanın üzerine, oyuncak bir boğa gibi çıktığını mı söyleyelim? | Open Subtitles | ماذا،أنهأحياناًوالدتهاتركب والدها.. مثل الثور الخشبيّ للحصول على مجوهرات؟ .. |
| Orkestra, matadorun kılıcı omzuna saplanmış bir boğa gibi... | Open Subtitles | والفرقة الموسيقية تقوم بتجميع نفسها مثل الثور في الحلبة بالسيوف العالقة في أكتافهم |
| Babalık kızgın bir boğa gibi... | Open Subtitles | "الرجل العجوز هو مثل الثور الهائج, يحاول اخراجها." |
| Bu adam, bir boğa gibi inatçı. | Open Subtitles | إن هذا الشخص لـعنيد مثل الثور. |
| boğa gibi boynu vardı et dolabı gibi kokuyordu. | Open Subtitles | لديه رقبة مثل الثور... رائحته مثل خزانة لحم... |
| Sanırım kitabını almak zorunda kalacağım. Dinle, "boğa gibi güçlüyüm" havalarını takdir ediyorum. | Open Subtitles | "انظر, أنا أقدِّر أنَّك "قوي مثل الثور |
| boğa gibi.. ...temizliyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تنظفين مثل الثور |
| Sen bir boğa gibi güçlüsün. | Open Subtitles | .أنك قوية مثل الثور |
| Evet, aptal bir öküz gibi. | Open Subtitles | نعم مثل الثور الغبى |
| Onun taşşakları öküz gibi gözüküyor. | Open Subtitles | ويبدو أن الخصيتين مثل الثور |
| Benim kocam da öküz gibi inatçıdır ama en azından bu konuda haddini bilir. | Open Subtitles | زوجي عنيد مثل الثور أيضأ لكن على الأقل بهذه المسألة... عرف بما فيه الكفاية ليبقى على الخط! |
| öküz gibi güçlüyüm. | Open Subtitles | أنا قوية مثل الثور. |
| Cohen fevkalade koca bir delikanlı, öküz gibi yapılıdır. | Open Subtitles | (كوهين) شاب ضخم جداً بنيته مثل الثور |
| öküz kadar iri ama iyi ve tatlı. | Open Subtitles | وهي كبيرة مثل الثور ولكنها جميلة ودافئة... |