Eğer tezgahta bir saat kadar bırakırsan kremalı süt gibi içebilirsin. Ama dikkatli ol! | Open Subtitles | إذا تركتيها في العراء لمدة ساعة فسيمكنك شربها مثل الحليب المخفوق |
Boktan bir asistansın ama cildin süt gibi ve neredeyse benim kadar akıllısın. | Open Subtitles | أنت مساعدة سيئة لكن جلدك مثل الحليب وذكائك مثلي تقريباً |
Kızlar yakınlaşınca bozuk süt gibi atıyor onları. | Open Subtitles | الفتيات يقتربن منه ويبعدهن مثل الحليب الفاسد |
Önce tatlı süt gibi gelirler, sonra sertleşirler. | Open Subtitles | يخرج مثل الحليب الحلو، ثم يتصلّب |
Benimki süt gibi yıllanıyor. | Open Subtitles | و هي مثل الحليب. |
"Eylül 2012'den önce kullanılmalıdır" yazıyor. Buradaki süt gibi. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} مكتوبٌ، ''من الأفضل إن اُستعمل قبل سيبتمبر لـ2012 ، مثل الحليب هنا. |