| Elbette altıma işedim.Benim yaşımda herkes altına işer.Bu son modadır. | Open Subtitles | طبعاً فعلت ، في مثل عمري الجميع يتبول على بنطاله ، هذا أروع شيء |
| Onlara özellikle kendi yaşımda birini istediğimi söyledim. | Open Subtitles | لقد قلت لهم بالتحديد اني اريد احدا من مثل عمري |
| Benimle aynı yaşta olan çocukların bile temiz plastik şişeleri dere ve yol kenarlarındaki pis sudan doldurduklarını gördüm. | TED | رأيت أطفالاً يبدون في مثل عمري يملؤون زجاجات المياه الشفافة بمياه قذرة من ينابيع بجانب الطريق. |
| Gayet iyi biliyorum ki... bu yaşta... gerçekten beni sevecek... birini bulmam zor. | Open Subtitles | ...أعلمُ جيداً ...أن في مثل عمري من الصعب العثور على شخص أحبه بحق |
| Hayır ama benim yaşıma gelmiş bir adamın, yeteri kadar akıllı olup soytarılığı bırakarak, daha kalıcı bir ilişki araması gerekir. | Open Subtitles | عندما يصل الى الرجل الى مثل عمري يعتقد انه ذكيا بما يكفي ليكف عن العبث ويتطلع الى علاقة دائمة |
| Benim yaşıma gelince, erkekler etrafında duvar örecek. | Open Subtitles | عندما تصبحين في مثل عمري فإن رجال سيصطفون مثل الكتل لأجلك |
| benim yaşlarımda olan oğlunuz lütfen ona yazın bu akşam benim için. | Open Subtitles | ذلك الولد الذي لديك حوالي في مثل عمري أكتب له أرجوك الليلة |
| Beni bulmasının nedeni de iki olaydı: Çok yakın bir arkadaşım, genç, benim yaşlarımda, beklenmedik bir şekilde pankreas kanserinden ölmüştü ve sonra evlenmeyi düşündüğüm kız arkadaşım beni terk etti. | TED | وجدتني هذه الأداة بسبب أمرين: صديق مقرب جدًا، وهو رجل شاب، في مثل عمري توفي بسب سرطان البنكرياس بشكل غير متوقع، ومن ثم صديقتي، التي اعتقدت أنيّ سوف أتزوجها قد هجرتني. |
| Beni doğurduğunda benim yaşımdaydı. | Open Subtitles | لقد كانت في مثل عمري عندما أنجَبَتني |
| Benim yaşımda bir adamın iyi bir gece uykusuna ihtiyacı vardır. | Open Subtitles | بالنسبة لرجل في مثل عمري فإنه يحتاج للنوم الليلي الجيد |
| Tabi ki benim yaşımda, bunların hiçbirini beklemiyorum. | Open Subtitles | بالطبع , في مثل عمري لم أتوقع شيئاً من ذلك |
| Yani bu kolay değil, benim yaşımda olduğunuz günleri hatırlamıyorsunuzdur çünkü uzun zaman önceydi. | Open Subtitles | اعني, انه من الصعب تذكر عندما كنتما في مثل عمري لانه كان منذ وقت طويل مضى |
| Benim yaşımda birinin toparlanıp taşınması... | Open Subtitles | .. والإنتقال من منزل لآخر في مثل عمري هذا |
| Her neyse, benim yaşımda ve hâlâ görüştüğüm birkaç arkadaşımdan biri. | Open Subtitles | على أية حال، إنها في مثل عمري. واحدة من الصديقات القليلات اللاتي لازلت أراهن |
| Bu yaşta da olsa, hayatımı yaşayabilmeliyim, değil mi? | Open Subtitles | حتى في مثل عمري , ابن يحق لي الحصول على الحياة , ليست لي؟ |
| Bu yaşta insan biraz unutkan oluyor. | Open Subtitles | -من في مثل عمري عرضة للنسيان . |
| Bence yaşıma göre gayet iyi görünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنني أبدو جذاباً بالنسبة لشخص في مثل عمري |
| Kendi yaşıma uygun arkadaş bulmalıyım sen de kendi yaşına uygun arkadaş bulmalısın. | Open Subtitles | يجب أن أصادق أناساً في مثل عمري وأنت يجب أن تصادق أناساً في مثل عمرك |
| Neticede, tatmin olmuştum. Kasabın benim yaşlarımda bir kızı vardı. | Open Subtitles | في النهاية كنت راضيا , فالجزار رئيسي كان لديه ابنة في مثل عمري |
| Vampire dönüştüğünde benim yaşlarımda mıydın? | Open Subtitles | إذن أنت كنت في مثل عمري عندما تم تحويلك ؟ |
| - O sırada benim yaşımdaydı. | Open Subtitles | -كان في مثل عمري ذلك الوقت |