Evet, o zaman iyi bir fikir gibi görünmüştü. | Open Subtitles | أجل، كانت تبدو مثل فكرة جيدة في ذلك الوقت. |
Gitmelisin zaten. Müthiş bir fikir gibi duruyor. | Open Subtitles | . ربّما يجب عليك . ذلك يبدو مثل فكرة رائعة |
Düşündüğünüzde, çılgınca bir fikir gibi gelebilir, hatta birkaç yıl öncesine kadar, gerçek ismini bilmediğim tamamen yabancı biriyle herhangi bir para değiş tokuşu olmadan eşyalarımı takas edeceğim fikri. | TED | عندما تفكر في ذلك، ربما بدت مثل فكرة مجنونة، حتى سنوات قليلة مضت ، أن أبادل أشيائي مع شخص غريب اسمه الحقيقي لم أكن أعرفه ودون أي تبادل للمال. |
Bu bana kötü bir fikir gibi görünmüyor. | Open Subtitles | لكن هذا الصوت مثل فكرة سيئة جدا لي |
Bunu nasıl mahvedersin? İyi bir fikir gibi gelmişti. | Open Subtitles | بدا مثل فكرة جيّدة في ذلك الوقت. |
- Evet. - Fikir üstüne fikir üstüne fikir gibi. | Open Subtitles | اجل مثل فكرة بعد فكرة بعد فكرة |
Tanrım, harika bir fikir gibi geliyor. | Open Subtitles | إلهي , أتعرف ماذا , إنها تبدو تماماً مثل فكرة عظيمة . |
Neyse, iyi bir fikir gibi gelmişti. | Open Subtitles | بدا مثل فكرة جيدة |
Bana iyi bir fikir gibi geldi. | Open Subtitles | حسنا، الذي يبدو مثل فكرة جيدة |
- Bana iyi fikir gibi göründü. | Open Subtitles | - (مور) يَبْدو مثل فكرة جيدة. |