Yanlış hatırlamıyorsam biz nişanlandık, değil mi? | Open Subtitles | حسناً ، إن لدى ذكريات قاتمة أننى مخطوبان ، أليس كذلك ؟ |
Noel'de sizi tanıştıracaktım. Biz nişanlandık. | Open Subtitles | كنت سأحضرها إلى المنزل بعيد الميلاد نحن مخطوبان |
Aman Marcello! Biz nişanlıyız. Bunda ne kötülük var? | Open Subtitles | ولكن مارسيلو نحن مخطوبان اين الخطأ في ذلك |
Biliyorum, seni çok şaşırtacak ama, nişanlandılar. | Open Subtitles | اعلم انة سيفاجئك ولا شك . ولكنهما مخطوبان بالفعل |
Tanrım, gerçekten Nişanlandınız mı? | Open Subtitles | ، هل أنتما مخطوبان حقاً الآن ؟ ، هذا ! مذهل للغاية |
Onu ziyaret edebilirsin. Aslında, şu anda burada yaşıyor. Biz nişanlandık. | Open Subtitles | فى الحقيقة انها تعيش هنا الان اننا مخطوبان |
Ama şimdi nişanlandık ve senin yaptıkların, benim hakkımda da bir şeyler söylüyor. | Open Subtitles | وتعلم نحن الآن مخطوبان الاشياء التي تفعلها تخبر شيئا عني بحكم خطوبتنا |
nişanlandık ve ortak bir noktamız yok. | Open Subtitles | أننا مخطوبان و لا يوجد بيننا أمور مشتركة، |
Poirot, Valerie ile ben nişanlandık. | Open Subtitles | كما ترى يا "بوارو" فأنا و "فاليري" مخطوبان و على وشك الزواج |
Beni hâlâ seviyor ve nişanlandık. | Open Subtitles | انه مازال يحبني، ونحن مخطوبان. |
Söylemek istediğim... biz nişanlandık. | Open Subtitles | مالذي أقوله هو نحن مخطوبان ماذا ؟ |
Yani, şu an etrafında dolanan bir salağım ve daha sadece nişanlıyız. | Open Subtitles | أعني أنا أحمق مقارنة بها ونحن مخطوبان فقط |
- Biz nişanlıyız yani tavlayamazdın. | Open Subtitles | في الواقع، نحن مخطوبان لذا لا يمكنك الحصول على النادلة |
Evet, Bayan Viccellio ile şu an nişanlıyız bu yüzden korkarım ki, bazı kısıtlamalarınızı değiştirebilirsiniz. | Open Subtitles | نعم أنا وهي مخطوبان أنا أخشى أن ذلك قد يغير بعض القيود الخاصة بك |
Biliyorum, seni çok şaşırtacak ama, nişanlandılar. | Open Subtitles | اعلم انة سيفاجئك ولا شك . ولكنهما مخطوبان بالفعل |
Yani siz Nişanlandınız mı gerçekten... birbirinizle? | Open Subtitles | اذن انتما مخطوبان حقا لبعضكما؟ |
Ama bir senedir nişanlısınız ve hâlâ evlilik tarihiniz yok. | Open Subtitles | ،لكنكما مخطوبان منذ سنة كما أنكما لم تحددا موعداً للزواج |
O aradı. Nişanlı olduğumuz için bana ücretsiz diş bakımı önerdi. | Open Subtitles | أجل، لقد إتّصلت بي وقالت بما أنّنا مخطوبان ستقوم بفحصي مجاناً |
nişanlandığımızı yeni duymuş ve bana ücretsiz diş bakımı teklif etti. | Open Subtitles | أجل، لقد إتّصلت بي وقالت بما أنّنا مخطوبان ستقوم بفحصي مجاناً |
Sen söylemeden sıradaki soruna cevap vereyim, nişanlılar. | Open Subtitles | ولمساعدتك في سؤالك القادم , انهم مخطوبان |
Shepherd ve Grey sallantıda. Burke ve Yang nişanlandı. | Open Subtitles | شيبارد) و (جراي) يمران بوقت عصيب) بورك) و (يانج) مخطوبان) |
Jean-Marc, kıza kim olduğunu söyle. 15 dakikaya kalmaz nişanlanmış olursun. | Open Subtitles | جون مارك) ، أخبرها من تكون و) ستكونان مخطوبان بغضون 15 دقيقة |
Doğal olarak çünkü... onu sevdin, onunla nişanlandın ve onunla evlenmek üzereydin. | Open Subtitles | هذا طبيعي لقد أحببتيه، كنتما مخطوبان وعلى وشك الزواج |
Dördümüz nişanlanmadık. | Open Subtitles | حسنا نحن لسنا مخطوبان |
Selam, nişanlandığını duydum. Tebrikler. | Open Subtitles | مرحبا، سمعت أنكما مخطوبان تهانينا |
Senin annen ve benim babam bir zamanlar nişanlıymış. | Open Subtitles | أمك ,ابى كانا مخطوبان ذات يوم |
Şimdi de nişanlanalım istiyor. | Open Subtitles | والآن تعتقد اننا مخطوبان |