"مدخراتهم" - Translation from Arabic to Turkish

    • birikimlerini
        
    • tasarruflarını
        
    • yatırımlarını
        
    Çocuklarını felç bırakıp, ailelerini daha da yoksulluğa sürükler. Çünkü aileler umutsuzca araştırıp, sahip oldukları küçük birikimlerini, umutsuzca, çocuklarına bir tedavi bulmak için boş yere harcıyorlar. TED و يصيب أطفالهم بالشلل، و يجر عوائلهم، أكثر نحو الفقر و الحرمان لأنهم يبحثون بعناء و يصرفون القليل المتبقي من مدخراتهم يحاولون بأقصى قدراتهم ليجدوا علاجا لأطفالهم.
    Bu, insanların sadece oyunda kalabilmek için, borcu artırması, birikimlerini tüketmesidir. TED هذه هى توسعات الناس فى الديون، أخذت مدخراتهم معها، لمجرد البقاء فى اللعبة.
    Çoğu DAC vatandaşı çoktan birikimlerini çevirdiler. Open Subtitles استبدل معظم مواطني الجهورية مدخراتهم ببدائل غير نقدية
    Belki, biraz merhametli olabilirsiniz tasarruflarını soyduran yaşlı insanlar için. Open Subtitles انا اسف جدا ربما يمكنك التعاطف مع الناس الذين أبيدت مدخراتهم التي جمعوها طوال حياتهم
    2008 yılında çıkan global ekonomik kriz on milyonlarca insanın tasarruflarını, işlerini ve evlerini kaybetmesine neden oldu. Open Subtitles لقد تسببت الأزمة الاقتصادية العالمية فى أن يفقد عشرات الملايين من البشر مدخراتهم و أعمالهم و منازلهم
    Evet, yaşını başını almış kişiler sadece yatırımlarını korumakla, tele pazarlamacılarla ters ipotek saçmalığıyla uğraşıyor. Open Subtitles محامي لكبار السن ؟ في الأشياء التي على كبار السن التعامل معها أعني أن أقاربهم يسعون لأخذ مدخراتهم
    Binlerce insan yatırımlarını kaybetti. Open Subtitles و الألاف من الأشخاص خسروا مدخراتهم
    Çoğu DAC vatandaşı çoktan birikimlerini çevirdiler. Open Subtitles استبدل معظم مواطني الجهورية مدخراتهم ببدائل غير نقدية
    Yani, insanlar birikimlerini kaybetti hayır kurumları her şeylerini. Open Subtitles أعنيّ ، ناس خسروا مدخراتهم الجمعايات الخيرية فقدت كُلّ شىء.
    İnsanlar bütün birikimlerini Brezilya'ya gitmek için harcıyorlar Open Subtitles أنت تعرف أن الرجال يقضون مدخراتهم طوال حياتها للذهاب إلى البرازيل؟
    Amira ve ailesi temel birikimlerini tükettiklerinde, çok azıyla kalıyorlar ve muhtemelen kentsel fakirlikle yüzleşiyorlar. TED ولذلك عندما استخدمت أميرة وعائلتها مدخراتهم الأساسية ، فإنه من المرجح أن يواجههم الفقر في المناطق الحضرية .
    Konuklarımızın yüzde yetmişi, birikimlerini ve tüm varlıklarını... alım satım değeri olmayan ve bir mal varlığı olarak değerlendirilemeyecek şeylere... harcayarak, yardım hakkı kazanmışlardır. Open Subtitles سبعين بالمئة من نزلائنا مؤهلين للمساعدة بإنفاق مدخراتهم وإنصافهم الوطني على شيء ليس ذو قيمة إعادة بيع ودون اعتبار للأصول
    Ailesi tüm birikimlerini borsaya yatırmış ama borsa çökünce evlerini kaybetmişler. Open Subtitles وضع أبواه كل مدخراتهم بالسوق ، ثم إنهار
    Birçok insan tasarruflarını kaybettiler. Evet, böyle oldu. Open Subtitles إذن فلقد فقد كثير من الناس مدخراتهم نعم هذا ما حدث

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more