| Ergenlik isyanının kitabını yazmış biriyle konuşuyorsun. | Open Subtitles | أنت تتحدثين مع شخص قاد تمرد في الحانة أيام مراهقته |
| O iğrenç Ergenlik gencinin içinde saklanıyordu ama geri döneceğine dair bir ışık vardı. | Open Subtitles | إنه يخفي ذلك تحت غطاء مراهقته القبيحة، لكن لازال فيه خير |
| Büyük bir yürek ve iri kemiklerle doğdu, Ergenlik yılları alayla ve aşağılanmayla geçti. | Open Subtitles | و لد بقلب شجاع و لكن بجسد سمين سنواته مراهقته إمتلأت بالإزدراء و السخريه |
| İlk gençlik yıllarındaki cinayetlere bakmalıyız. | Open Subtitles | علينا التحقق من جرائم القتل تعود إلى مراهقته. |
| O koruyucu gözaltında onun gençlik yıllarını geçirdi. | Open Subtitles | وقد أمضى سنوات مراهقته في رهن الإحتجاز لوقائي. |
| Yani, gençlik yıllarını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لم تسمعي عن فترة مراهقته الكثير |
| Pierrot Ergenlik çağıyla uğraşıyor. | Open Subtitles | بييروت يصارع مراهقته |
| Ergenlik beri Cortez Pilot yarış araba . | Open Subtitles | (كورتيز) مهووس بسيارات السرعة منذ مراهقته |
| Cole'un Ergenlik çağları. | Open Subtitles | "كول) في سنيّ مراهقته)" |