| Amma yaşıyoruz ha... konaklar, Malibu, havuzlar, limuzinler. | Open Subtitles | يا لها من حياة قصور فخمة و تزلج على الماء مسابح و سيارات ليموزين |
| Özel villalar, gözden uzak havuzlar, ceset atılabilecek kayalıklara kolay erişim... Özellikle de iki mermi sıkılmış olanları. | Open Subtitles | فيلّل خاصّة، مسابح مُـنعزلة الوصول سهل للمنحدرات حيث يمكنك بسهولة التخلّص من الجثةِ |
| Los Angeles'ta artık böyle boş havuzlar bulunmuyor. | Open Subtitles | أتعرفين، لم يعد بإمكاننا العثور على مسابح فارغة كهذا في (لوس أنجلوس). |
| Bir sürü insanın havuzu varmış. | Open Subtitles | عجباً ، الكثير من الناس يملكون مسابح |
| 3 yüzme havuzu var. | Open Subtitles | وثلاث مسابح |
| Belediye havuzları aynı belediyenin veletleriyle doludur ki velet derken siyah olanlarından bahsediyorum. | Open Subtitles | مسابح المدينة، مليئة بأطفالها وأطفال المدينة، يقصد بهم الأطفال ذوي البشرة السمراء الماهرين بالسباحة |
| Belediye havuzları aynı belediyenin veletleriyle doludur. | Open Subtitles | مسابح المدينة مليئة بالأطفال الأشقياء |
| Müzik yeteneğimi kullanarak bu güzel bayanlara özledikleri romantizmi sunduğumdan beri havuz temizleme işim para basıyor. | Open Subtitles | عملي في تنظيف مسابح الحي تصاعد عندما أصبحت أهتم بموهبتي الموسيقية و أعطي أولائك السيدات الرومانسية التي يفتقدونها |
| Tamam. Oğlunuzu bebekler için yüzme dersine yazdırın o zaman. | Open Subtitles | حسناً، لاتترددي بتسجيل ابنك في مسابح الألعاب |
| Tuzlu sulu havuzlar, Shiatsu ve İsveç masajı. | Open Subtitles | مسابح مياه مالحة |
| Bunlar sana umumi havuz mayosu gibi mi geliyor? | Open Subtitles | هل تبدو هذه ملابس مسابح عامة بالنسبة لكِ ؟ |
| Yedi güvertemizde, üç yüzme havuzumuzda... | Open Subtitles | يمكن ان تأتي إلى اي ميناء من السبعة الذين لدينا لدينا ثلاث مسابح |