| Meksikalılardaki tek fark şu: Bu hareketi görmek için çok üzgün olmamız gerekir. | Open Subtitles | الفرق بين هذا هو أنه مع المكسيكيين ، علينا أن نكون مستائين للغاية |
| Aralarından birini kaybettikleri için çok üzgün görüyorlardı. | Open Subtitles | -لكِ ذلك كلّ أؤلئكَ الناس يبدو مستائين للغاية لخسارتهم واحداً منهم |
| Çok üzgün bir aile beni aradı aslında ben kendim öğrendim. | Open Subtitles | لقد تلقيت مكالمة من أهل مستائين جداً... في الواقع... لقد اكتشفت الأمر... |
| Pek çok insan uçaklarını kaçırdıkları için üzülürler bilirsin rötar falan. | Open Subtitles | كرة مقطوعة ، رائعة و جميلة الكثير من الشباب ، سيكونون مستائين ...بشأن تفويتهم لرحلاتهم |
| Mahkumlar her zaman bir şeylere üzülürler. | Open Subtitles | السجناء يبدون مستائين دوماً. |
| - Sanırım arkadaşlarını indirdiğimiz için bize kızgınlar. | Open Subtitles | إنهم مستائين لإننا هزمناهم من قبل فى تلك الوردية |
| Dalmaçyalı kürkü giydiğin için çok kızgınlar. Tanrı aşkına, bu köpek değil. | Open Subtitles | - انهم مستائين لكونك ترتدين معطف الكلاب المنقط |
| Bize karşı dürüst değildin, Sarah. Bu yüzden sinirliyiz. | Open Subtitles | لقد كُنتي مخادعة , سارة لذلك نحن مستائين |
| Çocuklar bile üzgün görünüyorlar. | Open Subtitles | حتّى الأطفال يبدون مستائين |
| Yeni balık aldık ama hala kızgınlar. | Open Subtitles | لقد بدلنا السمكة لكنهم مازالوا مستائين |