| Peki o gün alışveriş merkezinde başka birileri var mıydı, yoksa sadece ben miydim? | Open Subtitles | هل قام أحد بأي مشتريات في المول ذلك اليوم، أم كنت أنا وحدي؟ |
| Kampüslere, alışveriş merkezlerine ve kulüplere gözcüler gönderiyorlar. | Open Subtitles | انهم يرسلون كشافين للمخيمات المولات, النوادى نعم, انهم يبحثون عن لائحة مشتريات |
| Kardeşimin öldüğü günden kalma bir alışveriş listesi. | Open Subtitles | قائمة مشتريات كتبها شخص ما في يوم وفاة أخي |
| Peki ya seks robotunuzun ilgi çekici uygulama içi satın alma yapması? | TED | هل من المقبول أن يقوم روبوت حميمي بإجراء مشتريات من خلال تطبيقات؟ |
| Arabadan market poşetlerini merdivenden çıkarak mutfağa taşıma gibi | TED | إحضار مشتريات البقالة من السيارة وصعود الدرج و وضعها في المطبخ |
| Satış fiyatında indirim yapamazsın yada sonraki alımlar için kredi veremezsin; | Open Subtitles | لايمكنك خصم ثمن البيعة أو التأمين لأجل مشتريات في المستقبل |
| Arkasında çocuklar, alışveriş poşetleri ve varsa köpeğiniz için çok geniş bir alanı bulunuyor. | Open Subtitles | هناك مساحه واسعه للأطفال مشتريات والكلاب إن كانوا لديكم |
| Mesela yasadışı elektronik eşyalara el koyduklarında benim gibi bir adam için alışveriş listesi olan bir siteye depolanıyor. | Open Subtitles | مثلا، عندما صادروا المعدّات الإلكترونية الغير قانونية تم جردها لموقع ما مثل لائحة مشتريات إلى شخص مثلي |
| Nedense alışveriş listesinden bahsettiğini sanmıyorum. | Open Subtitles | لمَ يرادوني شعور أنكِ لا تتحدثين عن مشتريات بقالة؟ |
| Bu bir alışveriş listesi değil. Sadece mantıksız şeyler. | Open Subtitles | هذه ليست بقائمة مشتريات إنها سخافة |
| (Alkış) Şimdi konuşmaları, telefon numaralarını ve alışveriş listelerini ezberleyebilmek güzel bir şey. Ama bu biraz konumuzun dışında kalıyor. Ama bu biraz konumuzun dışında kalıyor. | TED | (تصفيق) والآن إنه فعلاً جميل أن تستطيع أن تحفظ خطب وأرقام هواتف وقوائم مشتريات ولكنه في الواقع بعيد عن الفكرة |
| alışveriş listesi. | Open Subtitles | إنّها قائمة مشتريات |
| Üstelik Bayan Mel'in alışveriş torbaları için bol bol yer var. | Open Subtitles | ولديها مساحة خلفية واسعة (تتسع لكل مشتريات السيدة (ميل |
| Marcus'ü arayacağım, yakın zamanlarda satın alınan sınırlı üretim motorların izini sürsün. | Open Subtitles | لأرى إن كان بإمكانه تتبع آخر مشتريات الدراجات النارية الإيطالية المحدودة العدد |
| GPO tarafından şırınga satın alma işlemleri geçen 10 yıl içinde yapılmış. | Open Subtitles | كل تاريخ الشراء من الشركات المصنعة للحقن مشتريات من جانب الفريق على مدى السنوات العشر الماضية. |
| Yeni satın alımlar yok. Yatırım hesapları yok. | Open Subtitles | لا يوجد مشتريات جديدة، ولا حسابات استثمارية |
| Onunla konuştuktan sonra, market listesi bile planlayabileceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | بصراحة بعد التحدث لهذا الرجل لست أظنه مؤهلاَ للتخطيط حتى لقائمة مشتريات |
| Belki de cenazenden, sanki market listesiymiş gibi bahsettiğindendir. | Open Subtitles | ربما لأنك تتحدثين عن جنازتك وكأنها قائمة مشتريات البقالة |
| Vale. market paketçisi. | Open Subtitles | الخادم، حامل مشتريات البقالة |