| Bir zaman önce Sunny ve Ayesha birbirlerine çok yakınlardı. | Open Subtitles | كان هناك وقت عندما كان مشمس وعائشة وثيقة للغاية. |
| Sunny'i bir süredir göremiyorsun, değil mi? | Open Subtitles | ألم تر مشمس في حين، أليس كذلك؟ |
| Neelam teyze çok mutlu olacak Sunny. | Open Subtitles | ونيلام جي تكون سعيدا حقا، مشمس. |
| Evim gerçekten çok güzel Güneş alıyor. Ben de sadece güneşleniyorum. | Open Subtitles | أوه , إنه فقط مشمس في منزلي لذلك فأنا فقط أستلقي |
| Çünkü sabah olduğunda Yepyeni bir gün demektir | Open Subtitles | لأن الصباح سيأتي وهو يومٌ مشمس آخر |
| Hayatın hep günlük güneşlik olduğunu sanmayın. | Open Subtitles | لا تظنون أن الحياة عبارة عن نزهة في مرج مشمس |
| Bu, güneşli bir öğleden sonra... bakkaldan evine yürüyen küçük bir kızın hikayesi. | Open Subtitles | هذه قصة فتاة صغيرة ترجع البيت من متجر البقالة في ظهيرة يوم مشمس |
| Burayı unutursun, hem orası güneşlidir şimdi. | Open Subtitles | وتنسين بشأن هذا المكان، وسيكون الجو مشمس... |
| Avustralya'da hava güneşliyken niye buraya gelmek istedin? | Open Subtitles | حواء، لماذا كنت تريد أن تأتي هنا عندما يكون مشمس في أستراليا؟ |
| Aslında Sunny, beni Ayesha'ya verdi. | Open Subtitles | حقيقة H1، كان مشمس واحد الذي قدم لي أن عائشة. |
| Sunny'nin ünlü bir gazeteci olduğunu duydum. | Open Subtitles | مشمس صحافية مشهورة جدا، وأنا أسمع. |
| Yalnızca Sunny'e olan hayranlığımı sana söylemek istedim. | Open Subtitles | أردت فقط أن أقول لكم كم أعجبت مشمس. |
| Senin adın Sonny değil, Sunny. | Open Subtitles | اسمك مشمس ليس سوني |
| Sunny'e ve diğerlerine bunu hemen anlatmalıyım! | Open Subtitles | أنا يجب أن أترك مشمس والآخرون يعرفون! |
| Kamal Bey kişisel personeli olarak Sunny'i ve beni davet etti. | Open Subtitles | كمال جي شخصيا دعوت مشمس ولي. |
| Umarım Sunny de gelir. | Open Subtitles | آمل مشمس يأتي أيضا. |
| Central Park'ta Güneş açacağına yağmur yağar. | Open Subtitles | وحديقة نيويورك فتحصلين على المطر بديلا عن يوم مشمس |
| Vampirlerin daha az Güneş olan iklimlere gideceğini sanırsın... | Open Subtitles | أقصد أنه ربما تظن أن مصاصى الدماء تُريدُ التواجد في أقل مناخ مشمس |
| Evet Güneş açar. Kesinlikle beklemeye değer. | Open Subtitles | نعم, سيكون هنالك يوم مشمس إن الأمر يستحق الانتظار |
| Çünkü sabah olduğunda Yepyeni bir gün demektir | Open Subtitles | لأن الصباح سيأتي وهو يومٌ مشمس آخر |
| Burası günlük, güneşlik, gökyüzü masmavi. | Open Subtitles | الجو مشمس والسماء زرقاء وصافية |
| Hapis yok, sadece mutlu son sessiz, güneşli, huzurlu bir psikiyatri enstitüsünde. | Open Subtitles | لا يسجن انها فقط نهاية سعيدة في مصح عقلي هادئ و مشمس |
| Evime geri dönemem, Burke. Los Angeles'ta hava hep güneşlidir. | Open Subtitles | و لا يمكنني العودة إلى المنزل يا (بورك) الجو مشمس للغاية في (لوس أنجيلوس) |
| Gerisi hava şartlarına bağlı. Görünen o ki, hava güneşliyken insanlar bankalardan daha çok nefret ediyor. | Open Subtitles | يبدو الكثير يكرهون البنوك عندما يكون الطقس مشمس. |
| Bu güzel yaz gününde, halkın ve görevlilerin dışında turistler de seremoniye katılmış durumda. | Open Subtitles | هذه المراسم مع السياح وهذا يوم مشمس جميل |