benden hoşlanıyor. Ne şeker değil mi? | Open Subtitles | أنه معجب بى , أليس ذلك لطيف ؟ |
benden hoşlanıyor musun? | Open Subtitles | هل أنت معجب بى ؟ |
Önemli olan şu ki, benden hoşlanıyor. | Open Subtitles | ولكن هدفى هو أنه معجب بى |
Aslında benden hoşlandığını biliyordum-- Ama, evet, beni terketti. | Open Subtitles | لم أكن أعلم أنه معجب بى نوعا ما لكن نعم, لقد انفصل عنى |
Aynı şeylere ilgi duyduğumuz için benden hoşlandığını söylemiştin ya? | Open Subtitles | أتعرف كيف قلت انك معجب بى -لأننا نحب نفس الاشياء ؟ |
Sen herkesin benden hoşlandığını sanırsın. | Open Subtitles | انت تعتقد ان كل واحد معجب بى |
-Yani benden hoşlanıyor musun? | Open Subtitles | اذا .. انت حقاً معجب بى ؟ |
Onu bana bir adam verdi. Belki de benden hoşlanıyor. | Open Subtitles | رجل اعطاها لى, ربما معجب بى |
- Bence o da benden hoşlanıyor. | Open Subtitles | - أعتقد أنه معجب بى - آه |
Ama, Dave benden hoşlanıyor. | Open Subtitles | حسناً، (دايف) معجب بى |
benden hoşlanıyor. | Open Subtitles | -أنه معجب بى |
- benden hoşlandığını söyledi. | Open Subtitles | لقد قال أنه معجب بى |
Sekiz yaşında Davey Yoder benden hoşlandığını söylemişti. | Open Subtitles | مثل عندما كنت فى الثامنة (ودايقى يودر) أخبرنى أنه معجب بى |