| Belki de bir sonraki yüzyüzeye kardeşimle beraber ben de gelirim. | Open Subtitles | ربمـا الأسبوع القادم، يمكنني المجيء إلى الخلوة مع أخي. |
| Erkek kardeşimle beraber, bir kaç tane de gençler turnuvası kazanmıştık. | Open Subtitles | أنا حصلت على اثنين من البطولات الوطنية صغار مع أخي. |
| kardeşimle birlikte burada ana cadde üzerindeki marketi işletiyoruz. | Open Subtitles | انا أدير مخزن هنا في الشارع الرئيسي مع أخي |
| erkek kardeşimle top oynamayı Super Bowl kupası kazanmaya bile değişmem. | Open Subtitles | الفوز بميدالية ذهبية لا تقارن بمتعة الوقت الذي امضيه مع أخي |
| Neden zamanında Ben'le Alaska'ya gitmedim ki? | Open Subtitles | لماذا لم أذهب إلى الأسكا مع أخي بن تلك المرة؟ أه. بن. |
| "Anna, ailesindeki yarayi onarmakla ugrasirken ben de Abimle aramizdaki bagi yeniden kurmaya çalisiyordum". | Open Subtitles | مهمة آنا هي معالجة انشقاق عائلة أخيها وانا لم أكن على خلاف مع رغبتي الخاصة لإستعادة علاقتي مع أخي |
| Eski zamanlarda olsaydı Kardeşim Morty ile beraber olurdun zaten! | Open Subtitles | في الأوقات العادية كنت تتنقلين مع أخي على أي حال |
| Kardeşimin beyaz bir kadınla ciddi bir ilişki yaşamasına karşıyım. | Open Subtitles | لدي مشكلة مع أخي الحصول على جدية مع امرأة بيضاء. |
| Sonra da ağabeyimi alıp gideceğim. | Open Subtitles | جئتُ للشهادة وبعدها سأغادر مع أخي |
| kardeşimle beraber göreve gitme ihtimalini kaçırır mıyım hiç? | Open Subtitles | فرصة للتنزه مع أخي الصغير؟ ما كنت سأفوّتها. |
| Şu anda kardeşimle beraber aynı işte olabilirdim. | Open Subtitles | كان يمكنني أن أعمل مع أخي الآن |
| kardeşimle beraber... bir geziye çıktık. | Open Subtitles | . . كالعادة أنا في رحلة بالسيارة مع أخي |
| Önceden kardeşimle beraber tango dersleri alırdık. | Open Subtitles | .أعتدتُ أن آخذ دروس رقص التانغو مع أخي |
| Kocamın metresi bu gece aramızda, erkek kardeşimle birlikte. | Open Subtitles | , العشيقة هنا الليلة جاءت مع أخي ما رأيكِ في هذا؟ |
| Olay gerçekleştiğinde ve seninle gidene kadar kardeşimle birlikte onun dikkânındaydım. | Open Subtitles | وأني كنت مع أخي في متجره وبعد ذلك كنت أنا وأنتِ معًا خلال الفترة التي حدث فيها ذلك |
| - Sence kardeşimle birlikte olması iyi bir fikir mi? | Open Subtitles | هل تعتقد أن علاقتها مع أخي فكرة جيدة؟ . لا, وأنتِ؟ |
| Ertesi sabah çıIgın Kardeşim Jake'le koşuya gittik. | Open Subtitles | ذهبت للهرولة مع أخي الاصغر المجنون، جايك |
| Abimle aynı okullarda okuduk, ama o matematik profesörü oldu, | Open Subtitles | و ذهبت إلى نفس المدرسة مع أخي الذي أصبح عالماً في الرياضيات |
| Eski zamanlarda olsaydı Kardeşim Morty ile beraber olurdun zaten! | Open Subtitles | في الأوقات العادية كنت تتنقلين مع أخي على أي حال |
| Farkettiğim kadarıyla Kardeşimin yanındaki işim tam olarak alakalı değil sanırım. | Open Subtitles | أعرف أن عملي السابق مع أخي ربما لا يكون مؤشراً حقيقياً |
| Sonra da ağabeyimi alıp gideceğim. | Open Subtitles | جئتُ للشهادة وبعدها سأغادر مع أخي |
| Ben de kardeşimle aynı ranzayı paylaştım. | Open Subtitles | كنت أنام مع أخي في سرير واحد |