"مع الموت" - Translation from Arabic to Turkish

    • Ölümle
        
    • ÖIümle
        
    • de ölümle
        
    • ölümle yaptığım
        
    • ölüme
        
    • ölüm ve
        
    Uyandığında, gerçek kimliğinle... yüz yüze geldin, genlerinde olan bir şeyle Ölümle. Open Subtitles عندما استيقظت اصبحت وجهاً لوجه مع نفسك الحقيقة مع قدرك مع الموت
    Tekrar tekrar, sanki şafaktan hemen önce Ölümle yapılan uğursuz bir dans gibi aynı şey tekrarlanıp gider. TED مرارًا وتكرارًا حتى تخورَ قواك، كرقصةٍ مشؤومةٍ مع الموت قبل الفجر مباشرة.
    Ölümle anlaştınız ve cehennemle sözleştiniz! Open Subtitles لقد وضعتم ميثاقا مع الموت و إتفاقيه مع الجحيم
    ÖIümle üç gün üç gece güreştim, ve karşında sana anlatıyorum. Open Subtitles أنّي تصارعت مع الموت ثلاثة أيام وثلاثة ليالي وأنا أقف هنا لأخبركِ عن ذلك.
    Gökyüzü yakında kararacak aynı tabut kapağının kapanması gibi biz de Ölümle baş başa kalacağız. Open Subtitles وستظلم السماء كغطاء كفن .. وسنبقى وحدنا مع الموت ..
    adil bir öpüşle mühürleyin doyumsuz Ölümle yaptığım bu anlaşmayı! Open Subtitles اختمى بقبلة طيبة صفقة بلا تاريخ مع الموت
    Bu yumuşak yanını görmek için ölüme bu kadar yaklaşman gerektiğini bilmiyordum. Open Subtitles لم أكن أعرف أن الأمر يتطلب لقاء مع الموت لرؤية جانبك اللين
    Etraflarını saran ölüm ve açlığa rağmen, çoğunluğu getirilenlerden çalınan yiyecek ve içeceklerle tıka basa beslenirlerdi. Open Subtitles مع الموت والمجاعة حولهم ألقوا بأنفسهم للطعام والشراب معظمه مسروق من الأفواج الواصلة
    Bir dublörün günlük rutini, Ölümle tango yapmak misali tehlikelerle yüzleşmektir. Open Subtitles في العمل الروتيني لل البهلوان , و المخاطر التي يواجهها يوميا مثل القيام التانغو مع الموت.
    Uzun saatler, sürekli stres, Ölümle uğraşmak.. Open Subtitles الساعات الطويلة,الضغط المتواصل وتضطر للتعامل مع الموت
    Yarı Japon, yarı Çinli Amerikalı ordu veledi Ölümle ilk kez 9 yaşında tanıştı. Open Subtitles الفتاة النصف يابانية نصف صينية أمريكية أول تحدى لها مع الموت كان فى سن التاسعة
    Yarı Japon, yarı Çinli-Amerikalı bu çocuk Ölümle ilk defa 9 yaşındayken karşılaşmıştı. Open Subtitles الفتاة النصف يابانية نصف صينية أمريكية أول تحدى لها مع الموت كان فى سن التاسعة
    Okulda, Ölümle nasıl baş edeceğini sana anlatmıyorlar... Open Subtitles في المدرسة، لم يعلمونا أبدا كيف نتعامل مع الموت
    Gerçek liderlik, hem hayat hem de Ölümle uğraşan bir güç tarafından olabilir. Open Subtitles فالقيادة الحقيقية تكمن في التعامل مع الموت والحياة
    Yani belki de Ölümle diğer insanlar gibi baş etmenin zamanı gelmiştir. Open Subtitles لذا ربّما حان الوقت لتتعاملي مع الموت كما يتعامل معه الآخرون
    Ölümle yaptığım anlaşmaya göre, 2 gün sonra öleceğim. Open Subtitles بالعقد مع الموت , أنا سأموت بعد يومين
    Ölümle yaptığım bu süresiz anlaşmayı. Open Subtitles عقد غير محدد الأجل مع الموت
    ölüme bu şekilde yaklaşan biri ya çok az ya da çok fazla ölüm görmüştür. Open Subtitles أي شخص بهذه الغرابة إما لم يتعامل مع الموت أو تعامل معه أكثر من اللازم
    ölüm ve yaşamın birbirine çok yakın olduğu o anlara geri döndüğümüzde ise kasabalılar- Open Subtitles إعادة الخط الزمني للحظات الحقيقية عندما تتوازن الحياة مع الموت في عين المواطن العادي

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more