| Benim için, hapishane ailemle birlikte uzun bir tatile benziyor. | Open Subtitles | بالنسبة إليّ، السجن يشبه إجازة طويلة في السيّارة مع والديّ |
| Herkese sizin kuzeyde ailemle birlikte olduğunuzu söyledim. | Open Subtitles | الآن،أخبرت كلّ شخص بأنّكما غادرتما الــي الشمال مع والديّ. |
| - Bütün bu izinsiz girişler için Sutton' ın ailesi ile konuşmaya gidiyorum. | Open Subtitles | "سأذهب للتحدث مع والديّ "ساتن علي التعدي علي الممتلكات |
| Ronnie Fuller' in ailesi ile bağlantı kurduk | Open Subtitles | لقد تواصلنا مع والديّ (راني فولر) |
| Dönmek istediğim yer orası Ailemle beraber o odaya. | Open Subtitles | ذاك هو المكان الذي أريد أن أعود إليه تلك الغرفة مع والديّ |
| Ben annemle babamla birlikte yaşıyorum evde. şey, ımm, berbat bişey. | Open Subtitles | أنا أعيش مع والديّ في المنزل والذي هو , حسناً , ممل |
| En iyisi size hikayeyi baştan anlatayım, hala ailemle yaşadığım zamanlardan. | Open Subtitles | يجب أن أخبركم القصة من بدايتها مذ كنت أقيم مع والديّ |
| O zaman neden gerçek ailemle birlikte değildim? | Open Subtitles | لكن لما انا لم اكن مع والديّ الحقيقيين ؟ |
| Sadece burada ailemle birlikte kalmam gerektiğini düşünüyorum. | Open Subtitles | أشعـر أنـه عليّ البقـاء هنـا مع والديّ |
| "Evde ailemle birlikte kalıyorum." | Open Subtitles | "سوف أذهب للعيش مع والديّ" |
| Bex'in ailesi ile bir görüşme ayarla George. | Open Subtitles | رتب إجتماع مع والديّ (بيكس) |
| Ailemle beraber diğer gezegenlere gitmeyi severdim. | Open Subtitles | اعتدت على حب الذهاب لكواكب أخرى مع والديّ |
| Ailemle beraber tek bir yemek bile yemedim. | Open Subtitles | أنا لم أتناول قط وجبة مع والديّ |
| Ben her günümü annem ve babamla geçirdim. | Open Subtitles | كان لا بدّ أن أقضي كلّ يوم مع والديّ |
| Bana bak, 25'lik ergen genç, hala ailemle yaşıyorum. | Open Subtitles | انظروا اليّ أنا في الـ 25 ومازلت أقيم مع والديّ |