| Ne kadar çok direnirsen ıstırabın o kadar büyük olur. | Open Subtitles | كلما قلت مقاومتك كلما قل ألم هذا |
| Ne kadar çok direnirsen ıstırabın o kadar büyük olur. | Open Subtitles | كلما قلت مقاومتك كلما قل ألم هذا |
| Ne kadar çok direnirsen ıstırabın o kadar büyük olur. | Open Subtitles | كلما قلت مقاومتك كلما قل ألم هذا |
| Bu beyhude direnişe son ver. Planlarınız çoktan suya düştü! | Open Subtitles | كفّ عن مقاومتك الواهية، خططكم فشلت بالفعل! |
| Artık direnişe de ihtiyaç yok. | Open Subtitles | مثل مقاومتك تلك |
| Sizinle ilk karşılaştığım günden beri size karşı koyamıyorum! | Open Subtitles | لم استطيع مقاومتك من اول يوم تقابلنا فيه |
| Sizi gördüğüm ilk günden beri size karşı koyamıyorum! | Open Subtitles | لا استطيع مقاومتك منذ اول يوم التقيتك فيه |
| Şeytanın kendisi bile olsan ben yine sana karşı koyamazdım. | Open Subtitles | , يمكنك ِ أن تكوني الشيطان بنفسه وأنا ما زلت أجدك ِ لايمكن مقاومتك |
| Yani, karşı koymayı bırakabilirim. | Open Subtitles | أعني , فقط يجب عليَ أن أتوقف عن مقاومتك |
| Ne kadar direnirsen, o kadar azimli olurum. | Open Subtitles | كلما زادت مقاومتك كلما زادت مثابرتي |
| O bakış, o öyle bir bakış ki, karşı koyamıyorum. | Open Subtitles | تلك , تلك النظرة كشعاع يجرني , وأنا لا أستطيع مقاومتك |
| Bu kazağı giydiğinde sana karşı koyamıyorum. | Open Subtitles | تعلمين أنني لا أستطيع مقاومتك عندما ترتدين هذه الكنزه |
| Kız arkadaşım var ve biz ayrılmıştık ama o sabah bir mesaj aldım biliyorum ki eğer kalsaydım, kesinlikle sana karşı koyamazdım. | Open Subtitles | لديَّ حبيبة وكنَّا منفصلين ولكن بعد ذلك حصلت على رسالة منها ذلك الصباح وكنت أعلم بأنني إذا بقيت ما كنت سأكون قادراً على مقاومتك |
| - Yani, karşı koymayı bırakabilirim. | Open Subtitles | أعني بأمكاني التوقف عن مقاومتك |