| Kızın teni bayağı soluktu ve boğazı kesilmişti. | Open Subtitles | ، كانت . . شاحبة جداً و حلقها كان مقطوعاً |
| Stalingrad'dan yapılan yayınlar bir hafta önce kesilmişti. | Open Subtitles | ( فالأرسال كان مقطوعاً مع ( ستالينجراد قبل أسبوع من تاريخ إذاعة هذه الرساله |
| Dalak atardamarı kesilmişti. | Open Subtitles | شريانه الطحالي كان مقطوعاً. |
| Bide şurdan bak, vurgunda kamyon şoförü arabana kesilmiş bi kafa fırlatıyor. | Open Subtitles | ولكنى أرى الطريق قائد الشاحنه هذا ألقى عليك رأساً مقطوعاً |
| Boğazı kesilmiş ama oda temizmiş. | Open Subtitles | حلقه كان مقطوعاً لكن الغرفة كانت نظيفة |
| Bağımsızlık ile iletişim hâlâ kesik. | Open Subtitles | الإتصال مازال مقطوعاً مع ليبرتي |
| Telefonun kesik. | Open Subtitles | هاتفك كان مقطوعاً. |
| Bir parmağı kesilmişti. | Open Subtitles | لقد كان أصبعها مقطوعاً |
| - Hala kesik. | Open Subtitles | -مازال الإتصال مقطوعاً |