| Her virüsün değişken ve tahmin edilemez olduğunu varsaysak bile maruz kalmış az sayıda kişiye de enfeksiyon bulaşmadığını söyleyebiliriz. | Open Subtitles | و بما أن العديد من الآخرين قد كانوا مكشوفين للإصابة بسبب الطبيعة المُتَقَلِّبة و الغير معروفة لأي فايروس, لم يصابوا |
| Yıldızgeçidi kapanıpta ön taraf kesilirse uzaya direk maruz kalmayalım diye. | Open Subtitles | حتى لا نكون مكشوفين فى الفضاء عندما تغلق بوابة النجوم |
| Biz hukuk salonunda her şeyi açığa çıkmış... birbirine bakan iki kişiyiz. | Open Subtitles | نحن مجرد شخصين يحدقان في بعضهما البعض في قاعة المحكمة، مكشوفين تماماً |
| Biz hukuk salonunda her şeyi açığa çıkmış... birbirine bakan iki kişiyiz. | Open Subtitles | نحن مجرد شخصين يحدقان في بعضهما البعض في قاعة المحكمة، مكشوفين تماماً |
| Biz kaçmaya başladığımız zaman ateşin altında korunmasız olacağız. | Open Subtitles | سنكون مكشوفين إلى نارهم عندما نبدا بالهروبَ. |
| Eğer hızlı ilerlerse, burada tamamen korunmasız kalırız. | Open Subtitles | إذا وصلت العاصفة بسرعة، سنكون مكشوفين تماماً فوق. |
| Evet, efendim... ama topçular tamamen savunmasız kalırlardı. | Open Subtitles | أجل ، ولكن يا سيدي المِدفعيّون سيكونون مكشوفين تماماً |
| Virüse ilk maruz kalan ve ilk nöbeti atlatanlar masumlara saldırarak ve onlardan beslenerek acımasız kan avlarına başladılar. | Open Subtitles | كل الذين اتوا مكشوفين ونجو من الاصابه الاولى بدأوا بالبحث عن الدم ومهاجمة والتغذي على الابرياء |
| Üremek için tatlısu nehirlerine göç ettikleri düşünülür yavruları daha güvende olsun diye. Ama yetişkinler yeni tehditlere maruz kalırlar. | Open Subtitles | .يـُعتقد بأنَّها تهاجر إلى أنهار المياه العذبه للتزاوج حيث الصغار يكونون بأمان، و البالغين مكشوفين لتهديداتٍ جديدة |
| Bizden daha fazla burada kalmış ve maruz kalmış biri. | Open Subtitles | كلما بقينا هنا أكثر كلما أصبحنا مكشوفين أكثر |
| Virüse maruz kaldınız. Hanginizin hastalığı kaptığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | جميعكم مكشوفين ولانعرف من منكم المصاب |
| Dün akşam maruz kaldınız ama gayet sağlıklı göründüğünüze göre endişelenecek bir şey olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | بما أنكما كنتما مكشوفين الليلة الماضية... وتبدوان بحالة صحية معقولة تخميني هو أنه ما من شيء عليكم القلق بشأنه |
| Senin açığa alınman bizi buna maruz bıraktı. | Open Subtitles | تعليقكَ جعلنا مكشوفين |
| Böyle açığa çıkacaksak dikkatli davranmalıyız. | Open Subtitles | سنكون مكشوفين فى العراء يجب أن نتقدم بحذر |
| Evet ama iskeleye bir çıktıktan sonra tamamen açığa çıkacağız. | Open Subtitles | أجل، لكن ما أن نسعد على السلم سنصبح مكشوفين |
| - Zaten bankacı da öldü. - Çok fazla açığa çıktık. | Open Subtitles | المصرفي مات لقد اصبحنا مكشوفين جدا |
| Makinistle iletişimimizin kaybolduğu gözönünde bulundurulursa lokomotifin önünde korunmasız durumdayız tren kontrolsüz bir şekilde hızlanıyor ve dünyanın en dik buzul vadisine doğru hızla yaklaşıyoruz hepimizin sıkıcı tutunmasını tavsiye ediyorum! | Open Subtitles | بما أننا لا نستطيع الاتصال بالمهندس و نقف مكشوفين تماماً فى مقدمة القاطرة و القطار آخذ فى الإسراع |
| Bir cephe saldırısı bizi korunmasız bırakır. | Open Subtitles | هجوم شامل الى الامام سوف يجعلنا مكشوفين جدا |
| ...korunmasız, açıkta, küçücük. | Open Subtitles | ضعفاء، مكشوفين للخطر، وصغار الحجم |
| - Delarge'ın ölümü bizi savunmasız bıraktı. - Hallettiniz mi? | Open Subtitles | موت (ديلارج) تركنا مكشوفين - وهل عالجت الأمر؟ |
| Delarge'ın ölümü bizi savunmasız bıraktı. | Open Subtitles | موت (ديلارج) تركنا مكشوفين |