| Tatlım, burası Şöhret Yolu. | Open Subtitles | عزيزتي هذا ممشى المشاهير |
| Buna Amcık Yolu diyorum. | Open Subtitles | أنا أسميها ممشى المهبل |
| Siktiğimin Amcık Yolu. | Open Subtitles | ممشى المهبل اللعين |
| Hayır, güzel, uzun ve yalnız bir yürüyüş. Düşündüğüm buydu. | Open Subtitles | لا , أنه ممشى جميل , طويل أنفرادي ذلك ما أفكر به |
| - Otele kadar harika bir yürüyüş yapabilirsiniz. - Evet. | Open Subtitles | ممشى رائع الى الفندق ويجب أن تذهبوا |
| Numaranı AIDS Yürüyüşü listesinden almamı umursamıyor musun? | Open Subtitles | أنت لا تمانعين أني أخذت رقمك من قائمة ممشى الإيدز ؟ |
| - Babam öldüğünden beri mezarlık Yürüyüşü yapmadık. | Open Subtitles | نحن لم ننهي ممشى المقبرة منذ موت أبي أعلم |
| Ahşap bir yürüyüş Yolu mağara girişine kadar uzanıyor. | Open Subtitles | (هذا ممشى خشبي يؤدي إلى مدخل كهف (شوفيه |
| Amcık Yolu! | Open Subtitles | ممشى المهبل! |
| Plaj yürüyüş yolunun iskelesi. | Open Subtitles | حوض سفن ممشى خشبي. |
| Yataklar arasında yürüyüş alanı oluşturun. | Open Subtitles | أتركوا ممشى بين الأسرّة |
| Stan için bu, şeytana uymama Yürüyüşü. | Open Subtitles | بالنسبة لستان، هذا ممشى من الاغراء |
| - AIDS Yürüyüşü, çantada keklik. | Open Subtitles | - ممشى الإيدز , إنه بسهولة أكل الكيك |
| - Tamam, önce Whirlpool Aero Car sonra Beyaz Su Yürüyüşü ondan sonra da Joe'yu eve götüreceğiz. | Open Subtitles | (حسنا، حسنا، (العربة المحمولة بالحبال (ومن ثم (ممشى المياه البيضاء (ومن ثم نعيد (جو |
| Kefaret Yürüyüşü olmayacak. | Open Subtitles | لن يكون هناك ممشى تكفير. |