| Ayrıca futbol takımının savunma koordinatörü ve hayvan bakımı kulübünün buzağı doğurtma denetmeniydi. | Open Subtitles | منسق الدفاع لفريق كرة القدم و مشرف توليد العجول في نادي أزواج الحيوانات |
| Belki de sana 'etkinlik koordinatörü' deriz. | Open Subtitles | و أحصل لك على راتب من الشركة ربما نسميك منسق للحفلات |
| Booker Bell, radyoların en yoğun dinlenen zamanlarının en iyi DJ'idir. | Open Subtitles | بوكر بيل كان اعظم منسق اغاني في تاريخ راديو درايف تايم |
| Çok etkileyici. Hala ayakta. Grup böyle bir şey yapabiliyorsa çok koordine olmalı. | Open Subtitles | مثير للاعجاب ما يزال واقفا لا بد ان هذا الفريق منسق ومنزظم جدا لينجح بهذه الأمور |
| koordinatör, Manheim'ın ikinci soyunma odasının aslında bir sahne aksesuarı odası olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | منسق الحفل قال أن غرفه تبديل ملابس مانهايم الثانية كانت غرفة تخزين داعمة للمسرح |
| İnşaat sahası koordinatörlüğü. Pek uygun olduğunu sanıyorum. | Open Subtitles | منسق موقع بناء، لا أعتقد بأن هذا ملائم لك. |
| Bütün oyunları onlara sunan bir spor koordinatörü olur sette. | Open Subtitles | هناك منسق رياضي يتولى ذلك ويجلب معه كلّ الحركات |
| O bağımsız savunma koordinatörü, öyle değil mi? Doğru. | Open Subtitles | إنه منسق مستقل في مجال الدفاع أليس كذلك؟ |
| Bu yüzden Fairview Hastanesi organ nakli koordinatörü Craig Lynwood'u bu söylentileri gidermesi için davet ettim. | Open Subtitles | عن التبرع بالكلى لذلك دعيت كريغ لينوود منسق عمليات الزرع في مشفى فيرفيو لتبديد هذه الأفكار المسبقة |
| Bir saat içinde organ nakli koordinatörü ile görüşmem var. | Open Subtitles | لديّ مقابلة مع منسق عملية الزرع بعد حوالي ساعة. |
| Organ nakli koordinatörü tek eşleşenin ben olmadığımı söyledi. | Open Subtitles | منسق عملية الزرع أخبرني أنني لسة الوحيدة المطابقة. |
| Millet, şu anda doğum gününde DJ olmak için birisi gönüllü oldu. | Open Subtitles | يا جماعة، أحد ما قد تطوع بأن يكون منسق أغاني أعياد الميلاد |
| Ürettiğimiz elektrik ışıklandırma veya DJ kabini için kullanılıyor. | TED | تستخدمُ الكهرباء التي نولدها للإضاءة أو لمقصورة منسق الموسيقى. |
| Evet, şimdiye DJ'yi emiyor olmalı. | Open Subtitles | صحيح, وقد تكون تداعب فرجها على منسق الأغاني الآن |
| Havalandırma çıkışı olmayan, tek girişi olan bir oda koordine bir vektör saldırısına karşı koyabilmenin tek yolu. | Open Subtitles | حيث لا وجود لقنوات التهوية و يوجد مدخل واحد هذه هي الطريقة الوحيدة لصد هجوم منسق من حاملي المرض |
| Kurum için veri yöneticisi, ofis yöneticisi, bölgesel koordinatör... | Open Subtitles | في منزل ادارة البيانات .... مدير مكتب, منسق الشعب |
| Eğitim koordinatörlüğü için başvurunuzu aldık. | Open Subtitles | وصلنا مؤخراً طلبك لمنصب منسق التعليم |
| TAO, erken uyarı sistemi yüzeyde temas sağladı. | Open Subtitles | منسق العمل، أنذار مبكر إتصال سطحي على الرادار السلبي |
| Savaş Harekat Subayı, radar ve sonarda temas var mı? | Open Subtitles | منسق التكتيك أي شيء على الرادار أو السونار؟ |
| Düğün organizatörü çağırıp her şey güzel olsun istedim. | Open Subtitles | مثال, بأني أريد أن أدعو منسق حفلات الزفاف ...ليجعل كل شيء |
| Ben bir dublör koordinatörüyüm. Aynı zamanda dublörüm. Genelde bu numaraları tasarlarım. | TED | وانا منسق مشاهد خطرة .. كما اؤدي بعضا منها وانا عادة أصمم المشهد أيضا |
| Parti organizatörüyle olan toplantınız kötü gittiğinden beri siz kızların bir intihar gurubuna katılmanızdan endişeleniyorum. | Open Subtitles | منذ ان لقائكم مع منسق الحفلات لم يتم انا كنت قلقة من أنكم يا فتيات قد تنتحرون مع بعضكم |
| koordineli bir saldırıyı öneriyor. | Open Subtitles | إنه يقتراح شن هجوم منسق ضد , سورين |