| Bana adını söyleyemezsiniz ve sizin için çalışan insanların hiçbiri de onu bulamadı. | Open Subtitles | لا يمكنك إخباري اسمها ولا أحد من من يعملون لديك استطاع العثور عليها. |
| Benim için çalışan herkes mükemmel ve ortalamanın üstünde. | Open Subtitles | لسوء الحظ , هذا ياتي مع مسئوليات ادارية. حسناً, كل من يعملون معي ممتازين او اكثر من عاديين. |
| Belki de benim için çalışan insanlarla arkadaş olacağımı düşünerek kendimi kandırıyorumdur. | Open Subtitles | ربما كنتُ أخدع نفسي بأنه يمكنني أن أكون صديقاً مع من يعملون لدي |
| Benim ofisim. Konuşuyorum. Burada benim için çalışanlar var. | Open Subtitles | هذا مكتبي، أنا أتحدث هناك من يعملون لدي |
| Benim ofisim. Konuşuyorum. Burada benim için çalışanlar var. | Open Subtitles | هذا مكتبي، أنا أتحدث هناك من يعملون لدي |
| Onun için çalışan insanların saygısını kazanmak için savaştı ve didindi. | Open Subtitles | لقد قاتل ورح لكى يكسب احترام كل من يعملون لدية |
| Mülkündeki bütün elemanları, onun için çalışan herkes göz önüne alındı mı? Evet. | Open Subtitles | {\pos(192,210)} إذاً كل الموظفين في ممتلكاته، وكل من يعملون لديه حاضرون؟ |
| Bir örnek vermek gerekirse, Jim Haskel'den bir e-posta -benim için çalışan birisi- ve bu e-posta şirkette çalışan herkese açıktı. | TED | على سبيل المثال، هذه رسالة إلكترونية من "جيم هاسكل"... أحد الذين يعملون معي... وهذه الرسالة متاحة لكل من يعملون بالشركة. |
| Benim için çalışanlar için de durum aynı. | Open Subtitles | ينطبق الأمر نفسه على من يعملون معي |
| Hayvanat bahçesinde çalışan herkes senin gibi mi kokar? | Open Subtitles | أكل من يعملون في حديقة الحيوان رائحتهم مثلكَ؟ |
| Yani burada çalışan herkes beni böyle görüyor. | Open Subtitles | اذا هكذا يراني كل من يعملون هنا |