| Bu taciz, bebeğim. Tek eşli bir ilişkimiz var. | Open Subtitles | أقصد، هذه مُضايقة يا عزيزتي نحن في علاقة أحاديّ الزوج |
| Beni duydun, kaltak. Erkek arkadaşımı taciz etmeyi bırak. | Open Subtitles | لقد سمعتيني يا عاهِرة، توقّف عن مُضايقة خليلي |
| Ama taciz olamaz çünkü cinsel bir şey değildi. | Open Subtitles | حسنٌ , لم تكن مُضايقة بسبب أنها لم تكن جنسية. |
| taciz için tutanak tutturmak nasıl olacak da garajda olanlarla ilgili verdiği ifadeyi güvenilmez kılacak? | Open Subtitles | كيف سيُفيد تقديم شكوى مُضايقة فى تغيير موقفه عما حدث فى الجراج ؟ |
| Müvekkilimi bu şekilde taciz edemezsiniz. | Open Subtitles | لا يُمكنك مُضايقة مُوكّلي هكذا. |
| Bu yaptığınıza taciz denir. | Open Subtitles | أنت تعلم أن هذا يعد مُضايقة و تحرش |
| Ne peki? Şişman bir çocuğu mu taciz ettin? | Open Subtitles | ماذا إذن، مُضايقة فتى سمين؟ |
| Ancak Bay McGill'in orada bulunmasını istemeyen bu insanları göz önüne alırsak bu bir sivil taciz davasına dönüşür. | Open Subtitles | بالنسبة للمُقيمين الذين لا يرغبون بإبتلاء وجود السيد (ميغيل) سيعتبر ذلك مشكلة مُضايقة مدنية |
| - Bu bir taciz. | Open Subtitles | -تلك مُضايقة . |