| Henüz bilmiyorum, ama eminim Necmettin ve arkadaşları, zaten kafalarında planlamışlardır bile. | TED | حسنا لست أدري بعد، لكن أنا متأكد أن نجم الدين وأصدقائه، لديهم فكرة عن ذلك في أذهانهم. |
| Aralarında benim sağkolum olan adam da vardı, Necmettin. | TED | كان من ضمنهم ساعدي الأيمن، نجم الدين. |
| Fakat Necmettin "Bak, şu an buradayız" dedi. | TED | لكن نجم الدين قال لي: "اسمع الآن، نحن هنا." |
| Necmettin, "Marangoz dükkanında bir boş yerimiz var" dedi. | TED | أخبرني نجم الدين: "حسنا لدينا وظيفة شاغرة في متجر النجارة." |
| Fakat Necmettin'le tartışmak mümkün değil. | TED | لكن لا يمكنني مناقشة نجم الدين. |
| Necmettin'in yorumu, "Mahmut'un ispatlaması gereken birşey var" idi. | TED | تعليق نجم الدين أن لدى محمود ما يثبته. |
| Müthiş Necmettin, işte bu. | TED | ذلك هو نجم الدين الفظيع. |
| Necmettin'e "Hile yapıyorsun" dedim. | TED | أخبرت نجم الدين: "تلك حيلة. |